BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK

ULUSLARARASI ÖRGÜTLENMELER

KÜÇÜK ANTANT (1921)

  • Dünya Savaşı'ndan sonra Alman, Macar, Bulgar tehlikesine karşı Yugoslavya, Romanya, Çekoslovakya ülkeleri tarafından 1921'de kurulmuştur.
  • Dünya Savaşı sonrasında Balkanlarda kurulan ilk önemli ittifaktır. Temel amacı, üye ülkelerin güvenliklerini sağlamaktır. Çekoslovakya Dışişleri Bakanı Dr. Beneş önderliğinde temelleri atılan Küçük Antant 14 Ağustos 1920'de önce Çekoslovakya ve Yugoslavya arasında imzalanan ittfakla başladı..
  • Almanya’nın oluşturduğu tehdide karşı Fransa’nın öncülüğünde Yugoslavya, Yunanistan, Çekoslovakya, Belçika, Polonya ve Romanya arasında imzalanmıştır.
  • Türkiye bu pakta üye değildir.

 

LOCARNO ANTLAŞMASI (1925)

5-16 Ekim 1925 tarihleri arasında, İsviçre’nin Locarno kentinde İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasında müzakere edilmiş, 1 Aralık 1925’te de Londra’da imzalanmıştır.

Anlaşmazlıkların Milletler Cemiyeti aracılığı ile çözülmesini öngören bu antlaşmada Türkiye yer almamıştır.

Birinci Dünya Savaşı'nı sona erdiren antlaşmalar ve Milletler Cemiyeti'nin kurulmasına rağmen Fransa'nın Almanya'dan gelebilecek muhtemel tehlikelere karşı endişeleri devam etti. Bu endişenin temel sebebi; Versay Antlaşması ve Fransa'nın Almanya'yı ekonomik bakımdan çökertmek için izlemiş olduğu tamirat borçları sorunu idi. Borçların tecili konusunda netice alınamayınca Fransa 1922'de Almanya'nın Rhur sanayi bölgesini işgal etti. Bu durum, tarafları tekrar savaş durumuna getirdi. Ancak, Amerika ve İngiltere gerginliği gidermek için aracılık teşebbüsünde bulundular. Sonunda Amerikalı Charles G. Daves'in ödeme planı “Daves Planı” diyeı, 1924 Ağustos'unda Londra'da imzalanan bir protokol ile kabul edildi.

 

 

BRİAND-KELLOG PAKTI (1928)

27 Ağustos 1928 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Frank B. Kellog ile Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand öncülüğünde imzalanan ve “savaşın siyaset aracı olarak kullanılmasından vazgeçilmesi ve barışçı politikaların esas alınması” ilkesine dayanan bir antlaşmadır. 1929’da yürürlüğe giren bu pakta, barışçı tavrının bir gereği olarak Türkiye de üye olmuştur.

 

LİTVİNOV PROTOKOLÜ (1929)

Litvinov Paktı, 9 Şubat 1929'da SSCB, Romanya, Polonya, Letonya, Estonya tarafından imzalandı. Daha sonra Türkiye, İran ve Litvanya da bu barışçıl girişime imza attı. Sovyetler, Briand-Kellog Paktı'nın kendilerine karşı kurulmuş bir pakt olduğunu zannediyorlardı. Fakat Fransa'nın Sovyetleri pakta davet etmesi bu düşünceyi değiştirdi. Bundan sonra Sovyetler de Briand-Kellog Paktı'na üye kabul edildi. 9 Şubat 1929 tarihinde Sovyet Rusya’nın hazırladığı ve “uluslararası sorunların çözümünde barışçı politikaların esas alınması ve silahsızlanmanın sağlanması” gibi ilkelere dayanan özel bir protokoldür. Türkiye, barışa katkı sağlamak için hazırlanan bu protokolü 1929’da onaylamıştır. Ayrıca Türkiye, barışa katkı sağlamak amacıyla 1928 yılında Cenevre Silahsızlanma Konferansı’na da katılmıştır.

 

TÜRKİYE’NİN MİLLETLER CEMİYETİ’NE ÜYELİĞİ  (18 TEMMUZ 1932)

  • Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası barışın korunması ve iş birliğinin sağlanması için galip devletler tarafından kurulmuştu (1920).
  • Kuruluşundan itibaren büyük devletlerin çıkarlarını koruyan bir yapılanma içine girmişti.
  • Türkiye, Milletler Cemiyetinin Musul sorunundaki taraflı tutumu yüzünden cemiyete giriş için acele etmemişti. Ancak 1930’dan sonra Türkiye’nin uluslararası politikada ağırlığını hissettirmesi, barışçı bir politika izlemesi, Batılı devletlerle sorunlarını halletmesi Milletler Cemiyetine üyelik için davet edilmesini sağlamıştır.
  • Cemiyet 6 Temmuz 1932 tarihli genel kurulunda İspanya temsilcisinin teklifi ile Türkiye’yi davete karar verdi.
  • TBMM, 9 Temmuzda daveti kabul etmiş, 18 Temmuz 1932’de alınan genel kurul kararıyla Milletler Cemiyetine üye olmuştur.
  • Türkiye Milletler Cemiyetine üyelikle dünya barışına katkıda bulunmayı ve güçlü devletler arasına girerek dış politikada karşılaştığı sorunları çözmek için diplomatik destek sağlamayı hedeflemiştir. Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ndeki ilk temsilcisi Cemal Hüsnü Taray’dır.

 

BALKAN ANTANTI (9 ŞUBAT 1934)

1933’ten sonra Avrupa’da barışı tehdit eden huzursuzluklar ortaya çıktı. Devletlerin silahlarını azaltmak amacıyla yapılan konferanslar olumlu sonuç vermeyince silahlanma yarışı başladı. Özellikle İtalya’nın Balkanlar ve Doğu Akdeniz’de, Almanya’nın Doğu Avrupa’da izledikleri yayılma politikaları dünya barışını tehdit etmeye başladı.

Türkiye, Balkan Devletleri ile uzun süreden beri kesilmiş olan ilişkileri yeniden canlandırmak için ikili dostluk antlaşmaları yapmıştı. Bunlar: 1923’te Arnavutluk, 1925’te Bulgaristan ve Yugoslavya ile imzalanan barış ve dostluk antlaşmaları idi. 1930’da Türk - Yunan yakınlaşması diğer Balkan Devletleri arasında olumlu etki yaptı. Yapılan görüşmeler sonucu 9 Şubat 1934’te Balkan Antantı Türkiye (Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras),, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalandı Bu antanta İtalya’nın etkisinde kalan Arnavutluk ile Balkanlara yayılmak isteyen Bulgaristan katılmamıştır. II. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla bu pakt geçerliliğini yitirmiştir.

 

SADABAT PAKTI (9 TEMMUZ 1937)

  • Türkiye Balkan Antantı’nın imzalanmasıyla batıdan gelebilecek tehlikelere karşı batı sınırını güvence altına almıştı. İtalya’nın Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yönelme politikası yanında Habeşistan’a saldırması doğu sınırlarının da güvence altına alınmasını gerekli kıldı.
  • İtalya’nın politikaları Türkiye gibi Orta Doğu ülkelerini de endişelendirdi.
  • Orta Doğu’nun güvenliğini sağlama çalışmaları 1935’te Türkiye, İran ve Irak’ın girişimleriyle Cenevre’de başladı.
  • Afganistan’ın da katılımıyla Türkiye, İran ve Irak arasında Tahran’da 8 Temmuz 1937’de Sadabat Paktı imzalandı.

Maddeleri:

  • Pakta katılan devletler birbirinin iç işlerine karışmayacaklar, sınır ihlallerinde bulunmayacaklar, birbirlerine saldırmayacaklar, ortak çıkarları ilgilendiren konularda birbirlerine danışacaklar ve Milletler Cemiyetinin kararlarına uyacaklardı.

 

AKDENİZ PAKTI (1936)

  • Akdeniz Paktı 1936 yılında İtalya’nın saldırılarına karşı birlikte hareket etme amacıyla kurulmuştur.
  • Üye Devletler: Türkiye, İngiltere, Yunanistan ve Yugoslavya arasında yapıldı.

 

NYON KONFERANSI VE PAKTI (14 EYLÜL 1937)

  • Akdeniz’deki korsanlık olaylarının önlenmesi ve denizlerdeki güvenli seyahatin görüşülmesi amacıyla 14 Eylül 1937’de İsviçre’nin Nyon kentinde toplanan konferans. Dokuz Akdeniz ülkesi temsilcilerinin katıldığı, iki gün süren konferansta Akdeniz’de seyrüsefer güvenliğini sağlayacak önlemler üzerinde anlaşmaya varıldı. Antlaşma, 18 Eylül 1937’de TBMM’de de onaylandı.

Pakta üye devletler;

  • İngiltere, Bulgaristan, Mısır, Fransa, Yunanistan, Romanya, Türkiye, SSCB ve Yugoslavya arasında, İsviçre’nin Nyon ilçesinde 14 Eylül 1937’de bir antlaşma imzalanmıştır. Hazırlanan pakt, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras tarafından hükûmete gönderilmiş ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından da benimsenerek kabul edilmiştir.

 

VAGON-LİTS OLAYI (1933)

Æ  Vagon-Li Olayı, 1933 yılında Vagon-Li Şirketi'nin müdürünün Türkçe konuşan memuruna şirketin resmi dilinin Fransızca olduğunu bildirilerek, para ve işten uzaklaştırma cezaları vermesiyle başlamış olaylardır.

Æ  Yataklı ve yemekli vagonları bulunan Fransız demiryolu işletmesi Vagon-Li (Wagons-Lits) şirketinde, 22 Şubat 1933 tarihinde Belçikalı müdür Jannoni, telefonda Türkçe konuşan memur Naci Bey'e şirketin resmi dilinin Fransızca olduğunu bildirerek, 25 kuruş para cezası ve 15 gün işten uzaklaştırma cezası vermiştir.

Æ  Bu olay dönemin gazetelerine yansıyınca 25 Şubat 1933 günü aralarında Peyami Safa, Cahit Arf gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu Darülfünun ve Milli Türk Talebe Birliği öğrencileri, toplanıp şirketin Beyoğlu'nda bulunan şirket bürosu önünde protesto gösterileri yapmaya başlamışlar daha sonra olaylar büyümüş, camları kırarak büroya giren öğrenciler, Mustafa Kemal'in duvarda asılı olan resmini aldıktan sonra büroyu tahrip etmişlerdir. Grup, ellerinde Mustafa Kemal resmi ve Türk bayraklarıyla şirketin Karaköy bürosuna gelmiş, aynı şekilde Mustafa Kemal'in resmini duvardan aldıktan sonra büroyu tahrip etmişlerdir. En sonunda İstanbul Valiliği'nin önüne gelen kalabalık, gazete binalarının önünde bir süre daha gösteriyi devam etmişler ve ellerindeki Mustafa Kemal resimlerini Halkevine teslim ettikten sonra dağılmışlardır. Yaşanan olaylar üzerine şirket, Naci Bey'i işe başlatmış, Azınlıkların ve gayri müslimlerin yoğun olarak yaşadığı Pera civarında birçok yabancı şirket, Türkçe isim kullanmaya başlamış ve yeniden "Vatandaş Türkçe konuş!" kampanyası başlatılmıştır. Vagon-Li şirketi daha sonra Osmanlı Devleti döneminden kalan birçok yabancı şirket gibi devletleştirilmiştir.

 

RAZGRAD OLAYI (1933)

„  Razgrad Olayı, Atatürk döneminde Bulgaristan’ın Razgrad kasabasındaki Türk mezarlığının tahrip edilmesi olayı (17 Nisan 1933). Bulgaristan’da Türklerin yaşadığı Razgrad kasabasındaki Türk mezarlığı, Rodna Zaştita (Vatan Savunması) adlı bir örgüte bağlı Bulgarlar tarafından 17 Nisan 1933 günü tahrip edildi.

„  Olayın Türkiye’de duyulması üzerine harekete geçen İstanbul gençliği, Millî Türk Talebe Birliği öncülüğünde düzenleyeceği protesto mitingi için hazırlıklara başladıysa da miting için yapılan başvuru, resmî makamlarca kabul edilmedi. Bunun üzerine çoğunluğunu Dârülfünun öğrencilerinin oluşturduğu gençler, Bulgar Konsolosluğu’nun önünde toplandılar (20 Nisan 1933). Toplulukta Millî Türk Talebe Birliği Başkanı Tevfik (İleri), Cihad (Baban), Lebib (Yurtoğlu) da bulunuyordu. Konsolosluk önünde yapılan konuşmalardan sonra gençler, Feriköy’deki Bulgar mezarlığına yürüyerek bir çelenk bıraktılar. Olaya adı karışan 80 öğrenciden tutuklanan 23’ü, yargılamaları sürerken çıkan genel aftan yararlanıp serbest bırakıldı.

„  İstanbul’da başta Milli Türk Talebe Birliği’nin tertip ettiği büyük bir protesto gösterisi düzenledi. Öğrencilerin İstanbul’daki Bulgar mezarlığına çelenk koyarak başlattığı gösteri daha sonra büyüdü.

„  Olaylar 2 gün sürdü, birçok öğrenci gözaltına alındı. Basın öğrencilerin arkasında yer alan yazılar yazdıysa da MTTB kapatıldı.

 

 

MİLLETLER CEMİYETİ’NDE GÖTÜRÜLEN KONULAR

Œ  Irak Sınırı (Musul)

Œ  Mübadele / Etabli.

Œ  Bozkurt-Lotus Olayı

Œ  Boğazlar Sorunu.

Œ  Suriye Sınırı (Hatay)

 

 

Rektör Uyarıyor

ATATÜRK DÖNEMİNDEKİ ULUSLARARASI KURULUŞLAR

Türkiye’nin Üye Oldukları

°  Cenevre Silahsızlanma Konferansı

°  Briand-Kellog Paktı

°  Litvinov Protokolü

°  Milletler Cemiyeti

°  Akdeniz Paktı

°  Balkan Antantı

°  Sadâbad Paktı

°  Nyon Konferansı

Türkiye’nin Üye Olmadıkları

°  Küçük Antant

°  Rapallo Paktı

°  Locarno Paktı

 

ATATÜRK SONRASI DÖNEMDEKİ ULUSLARARASI KURULUŞLAR

Türkiye’nin Üye Oldukları

â Birleşmiş Milletler (BM) (1945)

â NATO (Kuzey Atlantik Paktı) (1952)

â Balkan Paktı (İttifakı) (1954)

â Bağdat Paktı (CENTO) (1955)

 

Türkiye’nin Üye Olmadıkları

â Çelik Pakt (1939)

â Varşova Paktı (1955)

 

 

 






Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası