BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK

TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR

TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR

£  Kılık, Kıyafet ve Şapka Kanunu 25 Kasım 1925

£  Tekke, Türbe ve Zâviyelerin Kapatılması 30 Kasım 1925

£  Milâdî Takvimin Kabulü 1 Ocak 1926

£  Uluslararası Saat Sisteminin Kabulü 1 Ocak 1926

£  Uluslararası Rakamların Kabulü 20 Mayıs 1928

£  Uluslararası Ölçü Birimlerinin Kabulü 1 Nisan 1931

£  Hafta Tatilinin Pazar’a Alınması 27 Mayıs 1935

£  Soyadı Kanunu’nun Kabulü 21 Haziran 1934

 

Atatürk, Türk toplum hayatında büyük bir değişim meydana getirdi. Atatürk’ün toplumsal hayatta meydana getirdiği değişim, Türk toplum hayatını çağdaşlaştırmaya ve millîleştirmeye yöneliktir. Bu amaçla şapka kanunu çıkarıldı, tekke ve zaviyeler kapatıldı, takvim ve ölçü birimleri değiştirildi, saat ve tatil günlerinde değişikliğe gidildi ve soyadı kanunu kabul edildi.

 

 

KILIK-KIYAFET VE ŞAPKA KANUNU (25 KASIM 1925)

6  Şapka Kanunu olarak da geçen bu yenilik hareketinin amacı, topluma çağdaş bir görünüm kazandırma ve Batı ile bütünleşme düşüncesidir.

6  Şapka İnkılâbı’nda kadınlarla ilgili yasal bir düzenleme yapılmamıştır.

6  Mustafa Kemal bu inkılâp hareketini ilk defa gittiği Kastamonu’da uygulamaya koymuştur.

6  3 Aralık 1934’te çıkarılan bir kanunla da hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun din adamlarının mabetler ve ayinler haricinde dini kıyafetle dolaşmaları yasaklandı. Sadece Diyanet İşleri Başkanı, Rum ve Ermeni Patrikleri ile Yahudi Hahambaşısı her zaman dini kıyafet giyebileceklerdi.

6  Mustafa Kemal Atatürk, çağdaş bir toplum için son derece önemli bir unsur olan kılık-kıyafet konusunda da öncülük etmiş ve ilk olarak Kastamonu’da, daha sonra da İnebolu’da halkı şapka takarak selamlamıştır.

6  Kastamonu’da fes ve sarığı eleştiren Atatürk, “Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medenî olacaktır. Medeniyet öyle bir ateştir ki, ona kayıtsız kalanları yakar ve mahveder.” demiştir.

 

 

TEKKE, TÜRBE VE ZÂVİYELERİN KAPATILMASI (30 KASIM 1925)

6  30 Kasım 1925'te kabul edilen bir yasayla tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Türbedarlıklar ile şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik vb. birtakım unvanlar kaldırıldı. Böylece toplumsal alanda farklılıklar giderilmiş oldu. Vatandaşlar arasında eşitlik sağlandı.

 

TAKVİM, SAAT, RAKAM, ÖLÇÜ BİRİMLERİ VE HAFTA SONU TATİLİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER  (1926-1935)

a-Takvimde Değişiklik

26 Aralık 1925’te hicri ve Rumi takvimlerin yerine Miladi takvim kabul edildi. 1 Ocak 1926’dan itibaren de kullanılmaya başlandı. Çağdaş Avrupa ülkeleriyle takvim birliğine gidilerek takvim alanındaki farklı uygulamalar ortadan kaldırıldı.

b-Saatte Değişiklik

26 Aralık 1925’te alaturka saat kaldırıldı. Batıdan alınan zaman ölçüsü kabul edilerek bir gün 24 saate bölündü. Böylece günlük hayat düzene sokuldu.

c-Ölçü Birimlerinde Değişiklik

1931’de kabul edilen bir kanunla eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirildi. Eskiden kullanılan arşın, endaze, okka gibi ölçü birimleri kaldırıldı. Bunların yerine uzunluk ölçüsü olarak metre, ağırlık ölçüsü olarak kilo kabul edildi. Farklı ağırlık ve uzunluk uygulamasına son verildi. Böylece ticaret alanında yaşanan zorluklar ortadan kaldırılmış oldu.

d-Tatil Günlerinde Değişiklik

Millî bayramlar ve tatil günleri de yeniden düzenlendi. 1935 yılında çıkarılan bir kanunla, cuma günü olan hafta tatili değiştirildi. Cumartesi öğleden sonra ve pazar günü hafta tatili olarak kabul edildi. Avrupa ülkeleri ile tatil günlerinde birliğe gidildi. Böylece devletler arası ilişkilerde yaşanan zorluklar ortadan kaldırıldı.

e-Uluslararası Rakamların Kabulü (20 Mayıs 1928)

Osmanlı Devleti’nde harflerde olduğu gibi Arap rakamları kullanıyordu. Ancak bu durum Batılı ülkelerle olan uluslararası sosyal ve ekonomik ilişkilerde sorun yaratıyordu. Bu sorunu önlemek için 20 Mayıs 1928’de uluslararası rakamlar kabul edilmiştir.

 

 

SOYADI KANUNU’NUN KABULÜ (21 HAZİRAN 1934)

Osmanlı Devleti zamanında kişilerin soyadları yoktu. Kişinin adının yanına baba adı, doğum yeri veya bağlı bulunduğu boy yazılırdı. Bu durum, çeşitli karışıklıklara sebep oluyor; askere alma, okul, tapu ve miras işlerinde büyük zorluklar çıkarıyordu. Kişilerin kimliği tam olarak belirlenemediğinden birtakım haksızlıklar da olabiliyordu. Toplumsal ilişkilerdeki bu eksikliğin giderilmesi gerekiyordu. Mustafa Kemal Paşa, bu konuyla da ilgilendi. 21 Haziran 1934’te çıkarılan Soyadı Kanunu ile bahsedilen güçlükler ortadan kaldırıldı. Bu düzenlemeye göre her Türk vatandaşının, kendi adından başka, ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alacaktı. Bu soyadları Türkçe olacaktı. Ahlaka aykırı ve gülünç adlar soyadı olarak kullanılmayacaktı. Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesinden sonra 24 Kasım 1934’te TBMM tarafından, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya Atatürk soyadı verildi.

Ayrıca yine bu kanunla;

©      Osmanlı sosyal yapısını devam ettiren eski unvanlar kaldırılmıştır. (Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Bey, Ağa, Efendi, Paşa, Zâde, Hazret…)

©      Osmanlı’dan kalan rütbe, nişan ve madalyaları taşımak yasaklanmıştır.

©      Alınacak soyadların Türkçe olması, ayrıcalık belirtmemesi, genel ahlâka aykırı ve gülünç olmaması kararlaştırılmıştır.

©      Toplumsal ve ekonomik alanlarda yaşanan karışıklıklara ve sınıfsal ayrıcalıklara son verilerek Halkçılık ilkesinin gelişmesi sağlanmıştır.

©      Dinsel unvanların kullanılmasına son verilerek de dolaylı olarak Laiklik ilkesinin gelişmesi sağlanmıştır.

^ Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadının verilmesini, Naim HazımONAT Konya Mebusu ve Edebiyet Hocası önermiştir.


Cumhuriyet Kadını

Fatma Refet Angın- Cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden

Afet İnan- Cumhuriyetin ilk kadın akademisyenlerinden

Sabiha Gökçen- Cumhuriyetin ilk kadın pilotlarından

Bedia Muvahhit- Cumhuriyet döneminde kamera karşısına geçen ilk Türk kadınlarından

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası