YENİ NESİL TARİH SİTESİ

yeninesiltarih.com ile TARİHE FARKLI BİR BAKIŞ

10.SINIF TARİH DERSİ
12.SINIF İNKILAP TARİHİ DERSİ
TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
YNT TV

Şehre gelecek olan Fransız işgal birliklerini görkemli bir törenle karşılamak isteyen işbirlikçi Ermeniler işgalden bir gün önce 28 Ekim 1919’da Abdal Halil Ağa’nın yanına giderler. O dönem Kahramanmaraş’ta mukim Abdallar davul çalarak geçimlerini te

ABDAL HALİL AĞA OLAYI

Bazı devletlerin teşviki ile “Büyük Ermenistan” idealini yaşayan Ermeniler, Maraş’ın İngilizler tarafından işgalinde, umduklarını bulamamışlar ve bütün ümitlerini Fransız işgaline bağlamışlardı.

Maraş ve bölgenin işgali el değiştiriyor ve Fransız işgali kesinleşiyordu. Ermenilerde taze ümitler belirmiş, aşırı derecede seviniyorlar, şımarıyorlardı. Şımarıkları Türkleri rencide edecek derecelere varıyordu. Küçük-büyük, kız-kadın bütün Ermeniler Fransız işgaline çocuk ile karşılamağa hazırlanıyorlardı.

Bu hengamede, on-on beş aileden ibaret olan Yahudi topluluğu ile Abdâl aşiretinin hangi tarafı tuttukları belli değildi. Fransız işgal kuvvetlerinin Maraş’a gireceği gün kesinleşti Ermenilerin en zengini ve hatırı sayılan en nüfuzlusu eski Maraş Mebusu ( Milletvekili) Ermeni eşrafından Agop Ağa, Abdâl aşiretinin Boybeyi ve en usta davulcusu Abdâl Halil Ağaya (Halla) gelmesi için haber saldı. Halil Ağa gelince ona;

  • Etba’ını topla gel. Ordusunun başında gelen Büyük Fransızkumandanı karşılamağa gideceğiz, dedi Agop Ağa:

Öteden beri HırlakyanAgop Ağa’nın emrine amade olan ve onu eğlendirmek için kırk takla atarak davul çalan Abdal Halil Ağa bu defa:

  • Olmaz gelemem, dedi.

Beklemediği bu red cevabı karşısında Agop Ağa:

  • Kasnağını altınla dolduracağım gelirsen, dedi.

Uzun sakalını avucu içinde tutan Davulcu Halil Ağa:

  • Belli, bilirim. Hemi de doldurursun. Davulumu değil, evimi bile altınlarınla doldurursun, dedi. Amma bu din bahsi… Bir çomak bile vuramam, cevabını verdi.

Abdal Halil Ağa’nın bu davranışı hemen şehirde duyuldu. Türkler onun mertlik ifadesi olan bu jestini çok beğendiler. Aynı günün akşamı… Evi aynı mahallede bulunan ve Hırlaklayan’ların konağında rahatça görülebilen şişman Hacı Ahmet Ağa’nın toprak damı üzerinde kütükler yayıldı(çatıldı), ateş yakıldı. Gecenin karanlığında yükselerek etrafı aydınlatan kızıl alevlerin etrafında halaylar çekildi, oyunlar oynandı. Örnek yiğit Halil Ağa’nın, davulu delercesine vurduğu çomağın çıkardığı davul sesleri bütün geceyi yankılandırdı. Etraftaki Türkler ve Fransızlar o tarafa bakmağa bile cesaret edemiyorlardı. Bu suretle Türklerde maneviyat ve moral yükselirken, yiğit Halil Ağa’nın gümbür gümbür çaldığı davul seslerine karışan çetelerin na’ralarını düşmana gözdağı veriyor, onları korkutup sindiriyordu. Arada bir mertçe, erkekçe haykırmalar geceyi yırtıyor, Hırlaklayanlara işgal kuvvetlerine hareketler yağdırıyordu.

Agop Ağa hırslanmış, dişlerini gıcırdatıyordu. Dudakları titreyerek konuşamayan ve sapsarı kesilmiş olan mama’sına (eşine): O şişman oğlunun alacağı olsun, dedi. Zamanı gelince, halay çektikleri evinin damı Fransız topçu ateşlerine hedef olacaktır. Korkmayın, hem de o günler çok uzak değil… Şişmanoğlu’nun damına top mermileri yağacaktır. Abdalın ihtiyarı da yalvaracak, elime ayağıma kapanacaktır, diyerek horantası fertlerine moral vermeğe çalışıyordu.


İşte Maraş’ta Fransız işgali böylece başladığı gün bitmiş oluyor, silahsız soğuk (psikolojik) harbi “Bu din bahsi, bir çomak bile vuramam” cevabıyla Davulcu Abdal Halil Ağa başlatmış bulunuyordu. Bu soğuk harp Kahraman Sütçü İmam’ın Uzunoluk kahramanlığı ile kendini göstererek daha 24 sat geçmeden belirli bir hüviyet kazandı. Pazarcık’ta kurduğu karargahından işgal kumandanına ulaştırdığı bomba gibi patlayan “ Gelirsem kendileri yerle yeksan ederim” ve benzeri ültimatomlarıyla Gazi’nin dört süvarisinden biri olan Kılıç Ali Bey silahsız soğuk harbi sürdürüyordu. Silahsız bu soğuk harp, ”Bayrak olayı” ile doruk noktasına yükseldi. Bu soğuk harpteUlucami’den yükselen “Cuma namazı hür olan insanlara farzdır. Hürriyetinalameti ise bayraktır. O halde bayraksız Cuma kılınmaz” sözleri silahlı sıcak harbintoplarından, tüfeklerinden daha etkili oldu. Cemaat, ölüm kusmağa hazır çelik namluların önünde kale burçlarına tırmandı, şanlı Türk bayrağını gönderine çektikten sonra gölgesinde Cuma namazını eda etti.

İşte böyle… Fransız işgali, başladığı gün (30 Ekim 1919) bitmiş, soğuk harp Davulcu Abdal Halil Ağa’nın nüfuzlu Ermeni büyüğü HırlaklayanAgop Ağa’ya karşı çıkarak “Bu din bahsi..” sözleriyle başlamış, ateşli sıcak şehir harbinin başladığı 21 Ocak 1920 tarihine kadar 82 gün sürmüştü.

Başlatılan sıcak şehir savaşı sırasında Hırlaklayan ve Fransızlar, Maraş’ta Türk gücü karşısında dayanamayacaklarını anlamakta gecikmediler. Ama silahsız soğuk savaşın başladığı gün, davul-zurna ve halaylarla düşmana gözdağı vermiş olan şişman zade Hacı Ahmet Ağa’nın damını da Fransız topçusuna hedef göstermesini de ihmal etmediler. Fransız topçusu iyi hesapladı ve iyi nişan aldı, Şişman Hacı Ahmet Ağa’nın damına isabet kaydetti. Bu arada çoluk çocuğuyla ocak başında oturan bitişik komşu Zaim Ali’nin toprak damı da bu atıştan kurtulamadı. Bir top mermisi de o dama düştü, damı deldi, altındaki tahta çardağı da yıkarak ahıra saplandı. Düşman işgal kuvvetleri, Maraş Türklerinin başlattığı ateşli sıcak şehir harbine 22 günden fazla dayanamadı ve 22. Günün gecesinde gizlice şehir dışına çıkarak, işgali altında tuttuğu askerleri kışlayı da yaktıktan sonra İslahiye istikametine kaçmak zorunda kaldı.

Maraş Türkleri düşmanı kovmuş, kendini kurtarmışve milli mücadelenin ilk zaferini kazanmıştı. Bu zafer, işgal altındaki bütün şehirlere moral kaynağı oldu.

Bu savaşta, “Bu din bahsi…” sözleriyle silahsız soğuk harbi başlatan Davulcu Abdal Halil Ağa’nın aşireti Kıptilerin hangi tarafta oldukları apaçık ortada idi. Yahudi topluluğunun da Maraş’ta Ermeni ve Fransız tarafını tuttuğu görülmedi.

Milli mücadele sona ermiş, büyük zafer kazanılmış, Türkiye Büyük Millet Meclisince Maraş’ta kimlere İstiklal Madalyası verilmesi gerektiği soruldu… Maraş kahramanlarının harman olduğu bir Türk şehri idi.Tek kalp, tek gönül halinde birlik beraberlik vardı, çatlak tek ses duyulmamış, milli görüşe aykırı tek davranış olmamıştı. Kadın, erkek, yediden yetmişe her Türk savaşa katılmış, milli mücadelenin ilk zaferinde her Maraşlının payı vardı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm Maraşlıları KIRMIZI ŞERİTLİ İSTİKLİKLAL MADALYA’sınalayık gördü ve Kahraman Maraş şehri dünyada madalyalı tek şehir oldu.

Cevdet KABAKCI







ABDAL HALİL AĞA İLE İLGİLİ HAZIRLANAN BİLGİ KARTINI İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ BUTONA TIKLAYINIZ....

İlgili resim

21 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası