BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

Üyelik Girişi
MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası

DEVLET YÖNETİMİ ANADOLU SELÇUKLU

DEVLET YÖNETİMİ:

Hükümdarlar:

a Birçok Türk devletinde olduğu gibi Anadolu' da kurulan devletlerde de taht ve ülke, hükümdar aile­sinin (hanedanın) ortak malı sayılırdı.

a Hükümdar, hanedana mensup kişiler arasından seçilirdi.

a Taht hanedanın ortak malı sayıldığı için hükümdar ailesinin bütün erkekleri tahtta hak iddia ediyorlardı. İşte bu yüzden şehzadeler arasında taht kavgaları hiç eksik olmamıştır.

a Şehzadeler,

a Melik unvanıyla çeşitli bölgelerde atabeylerin gözetiminde eğitilir ve yöneticilik yaparlardı. Bunun amacı ise ileride tahta çıkacak olan şehzadenin ülkeyi yakından tanımasını ve yönetimde başarılı olabilmesini sağlamaktı.

 

HÜKÜMDARIN GÖREVLERİ VE HÜKÜMDARLIK ANLAYIŞI

Ò İslamiyetten önceki Türklerde mevcut olan kut anla­yışı, Anadolu Selçuklularında da devam etmiştir.

Ò Bu anlayışa göre sultan, hükümdarlık yetkisini Tanrı'dan alıyordu. Yaptığı işlerden ancak Tanrı'ya karşı sorumluydu.

Ò Hükümdarın halkına karşı en önemli görevi; Müslüman Hıristiyan ayrımı yapmaksızın halkını koruyup gözetmek ve adaletle yö­netmekti.

Ò Hükümdar, ülkenin mutlak hâkimiydi. Fakat gelişigüzel emir veremez; töre ve din kural­larına uyarak ülkeyi yönetirdi.

 

ANADOLU SELÇUKLU SULTANLARI HÂKİMİYET SEMBOLLERİ

ž  Anadolu Selçuklularında, ülkenin her yerinde sultan adına hutbe okutulur ve para bastırılırdı.

ž  Sultanlar, diğer Türk-İslam devletlerinde olduğu gibi halifeyi manevi otorite olarak tanırlardı.

ž  Anadolu Selçuklu sultanları hâkimiyet sembolleri olarak Büyük Selçuklu hükümdarları gibi nevbet, sancak, tuğra, sikke, otağ, saray gibi hükümdarlık alametlerini kullanırlardı.

 

BEYLİKLER DÖNEMİ SULTAN ÜNVANLARI

\  Anadolu'da kurulan Mengücekli, Artuklu ve Saltuklu hükümdarları alp, kutluk, inanç, tigin gibi Türkçe unvan ve lakaplar kullanırlardı.

 

HÜKÜMDARLAR VE SARAY

SARAY

v  Anadolu Selçuklularında saray teşkilatı, Büyük Selçuklulardan örnek alınarak oluşturulmuştu.

v  Sultanlar sarayda oturur devlet işlerini buradan yürütürlerdi.

v  Sarayda sultanIara devlet işlerinde yardımcı olan birçok memur ve saray hizmetlerini gören birçok görevli bulunurdu.

 

SARAYDA BULUNAN BAŞLICA GÖREVLİLER ŞUNLARDI:

Hacibülhüccap (haciplerin başkam): Sultandan sonra gelen en büyük görevli olup, sarayın genel sorumlusuydu. Sultan ile diğer devlet adamları arasındaki irtibatı sağlıyordu. Hacip denilen yardımcı memurları vardı.

Emir-i silah: Sarayda bulunan silahlarının sorumlusuydu.

Emir-i alem: Devletin sancağını taşıyıp, muhafaza eden görevli idi.

Camedar: Sultanların elbise ve giyimlerinden sorumluydu.

Şarabdar: Hükümdarların sofralarına konacak her türlü içeceklerden sorumluydu.

Havayic-i salar: Saray aşçısıydı.

Emir-i ahur: Saraydaki seyislerin başıydı.

Emir-i meclis: Sultanın ziyafetlerinde hizmet görenlerin başkanına verilen isimdir.

Emir-i mahfil: Sultanın protokol görevlisidir.

Taştdar: Hükümdarın ellerini yıkamasına yardım eden leğen ve ibrikleri taşıyan kişi.

Çaşnigirler: Hükümdarın sofrasında hizmet eden kişilerdi.

Çavuş (serhenk): Merasimlerde yol açan, sultanın emirlerini bildiren kimsedir.

v  Anadolu beylikleri de, Selçuklulardaki saray teşkilatım örnek aldılar.

 

 

 

DİVAN TEŞKİLATI (HÜKUMET)

^ Anadolu Selçuklu Devleti ve beylikler döneminde ülkenin sosyal, ekonomik kültürel ve siyası işlerini yürüten organa Divan-ı Saltanat (Büyük Divan) denilirdi. Büyük Divanda, başta vezir olmak üzere çeşitli divan üyeleri bulunmaktaydı. Büyük Divanın başı sultandı. Ancak, sultanın gelmediği zamanlarda bu divana vezir başkanlık ederdi. Bu divanda memleket işleri görüşülür, barış ve savaş kararları verilir ve halkın davalarına bakılırdı. Selçuklularda divan her gün toplanırdı. Divanda kâtipler ve tercümanlar bulunmaktaydı. Vezir en üst derecede divan üyesiydi. Büyük Divana bağlı divanlar şunlardı:

^ Niyabet-i Saltanat: Bu makamı idare edene naib-i sultan adı verilirdi. Naibe-i sultan devlet idaresinde vezirden sonra gelirdi. Önde gelen devlet adamları ve komutanlar arasından seçilirdi. Naibin görevi, hükümdar başkentte olmadığı zamanlarda ona vekâlet etmekti. Sultanın bütün yetkilerine sahipti.

^ Divan-ı Tuğra: Devletin her türlü yazışmalarından sorumluydu. Bu divanda yabancı dil ve diplomasi bilgisine sahip kişiler bulunurdu. Bu divanda hükümdarın nişan ve tuğrasını çeken kimselere tuğrai veya münşi denirdi.

^ Divan-ı Arz: Devletin merkezdeki askerlerinin ihtiyaçlarını karşılamak bu divanın göre­viydi. Orduların her türlü yiyecek, giyecek ve teçhizat ihtiyaçları bu divan tarafından tespit edilir ve karşılanırdı. Bu divanın başkanına arız veya emir-i ariz denirdi. Arizler ordunun ihtiyacını karşı­lamak, askerin maaşım zamanında vermek ve ordunun yoklamasını yapmaktan sorumluydular.

^ Divan-ı İstifa: Devletin gelir ve gider hesaplarına bakan divandır. Vergilerin toplanmasını sağlar ve devletin diğer mal işleriyle uğraşırdı. Bu divanın başkanına müstevfi denirdi.

^ Divan-ı İsraf: Ülkede askeri ve adli işler dışındaki idari ve mal teşkilatın işleyişini kont­rol eder ve denetimini yapardı. Başkanına müsrif denirdi.

^ Divan-ı Pervane: Arazi defterlerinde tutulan has ve iktaların (tımar) düzenlenmesinden sorumluydu. Bu divanın başkanına pervaneci denirdi.

c  Beylerbeyi ve atabeyler ile soruşturma ve tutuklamalardan sorumlu olan emir-i dad (a­dalet bakanı) da gerekli durumlarda divana katılırdı.

c  Anadolu Selçuklularında Divan-ı Saltanattan başka, Meşveret Meclisi bulunmaktaydı. Bu mecliste, hükümdar olacak kişilerin belirlenmesinden devletin iç ve dış politikalarına kadar pek çok konu konuşulurdu. Bu özelliği ile Meşveret Meclisi Orta Asya Türk devletlerinde görülen kurultay geleneğinin devamı niteliğindeydi.

Meşveret Meclisi Osmanlılarda III.Selim döneminde de oluşturulmuştur.


Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
TARİH VİDEOLARI