YENİ NESİL TARİH SİTESİ

yeninesiltarih.com ile TARİHE FARKLI BİR BAKIŞ

10.SINIF TARİH DERSİ
12.SINIF İNKILAP TARİHİ DERSİ
TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
YNT TV

2.3. OSMANLI-BİZANS İLİŞKİLERİ

2.3. OSMANLI-BİZANS İLİŞKİLERİ

TARTIŞALIM


Osmanlı Devleti'nin, Kuruluş Dönemi'nde fetih yönünü batı olarak belirlemesinin sebepleri neler olabilir?

Osmanlı Beyliği'nin kurulup gelişmesinde, kurulduğu coğrafyanın etkisi büyüktür. Osmanlı beyleri, beyliğin Bizans sınırında kurulmasının getirdiği siyasi ve sosyal avantajları iyi değerlendirmiştir. Bu dönemde Bizans, siyasi ve askerî yönden zayıflamış, taht kavgaları nedeniyle de merkezî otoritesini kaybetmiştir. Merkezden uzak tekfurlar, Bizans'a bağlı gibi görünse de kendi başlarına hareket etmeye başlamış, bu durum kuruluş aşamasındaki Osmanlı Beyliği'nin büyümesini kolaylaştırmıştır.

BİLİYOR MUSUNUZ?

Rumca bir kelime olan tekfur, Bizans İmparatorluğu'nda valilik derecesindeki hizmetlerde bulunan kişilere verilen unvandır.

Osman Bey, ilk zamanlarda Ertuğrul Gazi'nin Rum tekfurlarıyla iyi geçinme siyasetine devam etmiş ve bu sayede beyliği güçlendirmeyi amaçlamıştır. Osmanlıların kurulduğu Bitinya Bölgesi'nde, Bilecik ve İnegöl tekfurları ön plana çıkmıştır. Kayılar, yaylak ve kışlakları arasında gidiş geliş yaparken İnegöl tekfurunun topraklarını kullanmak zorunda kalmıştır. Bu yüzden Osmanlılar, sorun yaşadıkları İnegöl tekfuruna karşı Bilecik tekfuru ile iyi geçinmeye çalışmıştır.

Osmanlıların; Bizans sınırında varlığını koruması ve geliştirmesinde, kuruluşundan itibaren uyguladığı fetih politikası etkili olmuştur. Bu doğrultuda 1285'ten sonra tekfurlar ile Kayılar arasındaki ilişkilerin seyri değişmeye başlamıştır. İnegöl tekfurunun düşmanca hareketleri nedeniyle Osman Bey, bir gece baskını ile İnegöl tekfuruna ait Kulacahisar'ı ele geçirmiştir.

Osman Bey, gelişigüzel bir fetih yolu takip etmemiş ve fetihlerini iki aşamada gerçekleştirmiştir. Öncelikle fethetmek istediği bölgenin yollarını ve çevresini kontrol altına almış ve tepki çekmeden hedefini çevrelemeye çalışmıştır. İkinci aşamada ise asıl hedef, üzerine gitmiş ve bölgenin fethedilmesini sağlamıştır. Fetihlerden önce bölge halkı ile doğrudan irtibata geçmiş ve onlara Osmanlı yönetimini benimsetmeye çalışmıştır.

Bitinya Bölgesi'ndeki etkisini artıran Osman Bey, önce İnegöl tekfurunu, Domaniç Beli Savaşı'nda yenmiş sonra da Karacahisar Kalesi'ni almıştır. Karacahisar fethinden sonra burayı merkez yapan Osmanlılar, aşiret yapısından devlet olma yolunda önemli bir adım atmıştır. Şehirdeki kilise, camiye çevrilmiş ve ulemadan Dursun Fakih buraya ilk Osmanlı kadısı olarak tayin edilmiştir. Ayrıca şehirde bir pazar kurularak vergi alınmaya başlanmıştır.

Karacahisar'ın fethinden sonra Osman Gazi, başlangıçta takip ettiği barışçı ilişkiler kurma politikasından vazgeçerek sistemli bir şekilde fetih hareketlerine girişmiştir. Bilecik tekfuru ile başlangıçta dostane ilişkiler kuran Osman Gazi, artık Bilecik'i ele geçirme zamanının geldiğine karar vermiştir. Osman Gazi'nin Bilecik üzerine sefer düzenlemesinde, Bilecik tekfuru ile Yarhisar tekfurunun Osman Gazi'ye tuzak kurması etkili olmuş ve Osman Bey, bu durumu dostu Harmanka-ya Tekfuru Köse Mihal’den öğrenmiştir. Osman Gazi, Turgut Alp'i İnegöl kuşatmasıyla görevlendirmiş ve burası da 1299'da fethedilmiştir. Bundan sonraki Osmanlı fetihleri, Sakarya vadisi boyunca gerçekleştirilmiş ve bir dizi sefer yapılarak Sorkun, Taraklı, Göynük tarafları ele geçirilmiştir.

Neden Osman Gazi?

Osmanlı Beyliği'nin kuruluşuna giden süreçte Aygut Alp, Turgut Alp, Konur Alp, Hasan Alp, Akça Koca, Samsa Çavuş gibi uc liderleri önemli rol oynamıştır. Zamanla Osman Gazi'nin (Görsel 2.12) silah arkadaşları olan bu gaziler, Bizans tarihçisi Pachymeres'in de kaydettiği üzere, onun uçta en başarılı gaza lideri durumuna gelmesini sağlamıştır. Bölgede en saygın dervişlerden olan Edebâlî de Osman Gazi'ye iltifatta bulunmuş ve onun gaza liderliği vasfını Allah'tan aldığını söylemiştir. Ayrıca Köprülü'ye göre Gaziyân- ı Rûm, Ahiyân-ı Rûm, Abdalân-ı Rûm ve Bâcıyân-ı Rûm gibi grupları uyumla birleştirmesi de Osman Gazi'nin ön plana çıkmasını sağlayan etmenlerden olmuştur. Bu gelişmeler Osman Gazi'nin bölgede hâkimiyet kurma yolunda önemli adımları olarak kabul edilebilir. Bütün bu özellikler, Osman Gazi'yi Batı Anadolu'daki beyler arasında lider konuma yükseltmiştir (İnalcık, 2016, s.48-49'dan düzenlenmiştir).

YORUMLAYALIM

Batı Anadolu’daki Beyler arasında Osman Gazi'nin ön plana çıkmasını sağlayan etkenler nelerdir?

XIV. yüzyılın başlarında Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'da etkinliği tamamen kırılmıştır. Bu yüzyılda Bizans sürekli güç kaybetmiş, sınırında kurulan Osmanlı Beyliği ise gün geçtikçe kuvvetlenmiştir. Bitinya Bölgesi'nin dinî ve sosyal yapısı da Osmanlı Beyliği'nin güç kazanmasında etkili olmuştur. Bizans'ın Anadolu'daki siyasi gücü zayıflasa da bölgedeki Rum varlığı devam etmiştir. Fethettikleri bölgelerdeki yerli halka karşı iyi davranan Osmanlılar; gayrimüslimleri yerlerinden çıkarmamış, onların bölgelerine zarar vermemiş, onları himaye ederek vergiye bağlama yoluna gitmiştir. Bununla birlikte Anadolu'nun içlerinden gelen Türkmenler de yeni ethedilen yerlere yerleştirilmiştir. Böylece bölgenin Türkleşmesi ve Müslümanlaşması sağlanmıştır.

Bilecik tekfuru ile Yarhisar tekfurunun iş birliği yapması üzerine Osman Bey, Bilecik'i fethetmiştir. Bilecik'in fethinden sonra İznik hedef alınmıştır. 1301'de İznik'i kuşatan Osman Bey, şehrin çevreyle ilişkisini keserek şehri teslim olmaya mecbur bırakmak istemiştir. Osman Bey, İznik’e İstanbul’dan gelen yardımı öğrenince çevredeki Türkmenlerin de destek verdiği kuvvetleriyle Hersek’e inmiş ve iki ordu Koyunhisar'da karşı karşıya gelmiştir. Rum kuvvetlerinin ağır bir yenilgiye uğradığı bu savaş, ilk Osmanlı-Bizans savaşıdır. Koyunhisar Zaferi sonucunda İzmit yolu Türklere açılmış, Bursa’nın kuzey tarafı hariç diğer üç tarafındaki yollar kontrol altına alınmıştır.

Bilecik tekfuru ile Yarhisar tekfurunun iş birliği yapması üzerine Osman Bey, Bilecik'i fethetmiştir. Bilecik'in fethinden sonra İznik hedef alınmıştır. 1301'de İznik'i kuşatan Osman Bey, şehrin çevreyle ilişkisini keserek şehri teslim olmaya mecbur bırakmak istemiştir. Osman Bey, İznik’e İstanbul’dan gelen yardımı öğrenince çevredeki Türkmenlerin de destek verdiği kuvvetleriyle Hersek’e inmiş ve iki ordu Koyunhisar'da karşı karşıya gelmiştir. Rum kuvvetlerinin ağır bir yenilgiye uğradığı bu savaş, ilk Osmanlı-Bizans savaşıdır. Koyunhisar Zaferi sonucunda İzmit yolu Türklere açılmış, Bursa’nın kuzey tarafı hariç diğer üç tarafındaki yollar kontrol altına alınmıştır.

Osmanlı Devleti, Bizans yönlü genişleme siyaseti takip ederken bazen çatışma bazen de uzlaşma yolunu takip etmiştir. Örneğin Harmankaya Tekfuru Köse Mihal (Görsel 2.13), Osmanlıların hizmetine girerek çok yararlılıklar göstermiş ve Osman Bey’in en yakın silah arkadaşlarından olmuştur.

1299 Tarihi Nereden Çıktı?

Maarif Nezareti, 10 Şubat 1914 tarihli bir kararla Osmanlı Beyliği’nin bağımsızlık tarihini ortaya koyma görevini Tarîh-i Osmânî Encümeni başkanlığına vermiş ve Efdaleddin Bey bu işle görevlendirilmiştir. Efdaleddin Bey, konuyla ilgili öncelikle o zamana kadar yazılmış olan eserlerdeki kayıtlara yer vermiştir. Efdaleddin Bey, bu eserlerin genel değerlendirmelerinden sonra hicrî 699 miladi 1299 yılını, Osmanlı Devleti’nin bağımsızlık tarihi olarak kabul etmiştir. Kuruluşun tam tarihini belirlemek isteyen Efdaleddin Bey, Beyâtî Hasan b. Mahmud, “Câmi’i Cem Âyîn” adlı eserindeki bir kayıttan bahsetmiştir. Bu kayıtta, uç gazilerinin Osman Bey’i oy birliğiyle başa getirdikleri gün, el öpme ve kımız ikramının yapıldığı resmî bir tören icra edildiğine dikkat çekilmiştir. Ancak Efdaleddin Bey, söz konusu kayıtta da bu törenin tam olarak hangi günde yapıldığının belirtilmediğini aktarmıştır. Efdaleddin Bey’e göre bağımsızlık günü işte o gündür ancak bu konuyu aydınlatacak belge yoktur. Bu çalışma için Efdaleddin Bey, ilginç bir yöntem de uygulamış ve basına ilan vererek bu konuda elinde belge bulunan veya bilgisi olanların kendisine ulaşmalarını istemiştir. Neticede kendisine yalnız iki mektup ulaşan Efdaleddin Bey, bunları değerlendirmiş ve başka herhangi bir resmî dayanak bulunmadığı için oradaki kaydı kabul etmek gerektiği sonucuna varmıştır (Baş, 2005, s.189-190’dan düzenlenmiştir).

YORUMLAYALIM

Osmanlı Beyliği’nin kuruluş tarihlerindeki farklılıkların sebebi neler olabilir?

BİLİYOR MUSUNUZ?

Halil İnalcık'a göre Osman Gazi'ye güç ve prestij kazandıran 27 Temmuz 1302 tarihli Koyunhisar (Bafeus) Savaşı, Osmanlı Beyliği'nin gerçek kuruluş tarihi olarak kabul edilmelidir. Çünkü Osmanlı Devleti gibi büyük bir devletin kuruluşunu birtakım menkıbelerle açıklamaya çalışmak bilimsellikten uzaklaşmaktır.

Osman Bey; Koyunhisar Zaferi'nden sonra Bizans'ın Anadolu'daki son önemli şehri durumundaki Bursa'yı hedef edinmiştir. Bursa'nın hücumla alınmasının zor olduğunu gören Osman Bey, şehri uzun süre abluka altında tutmak için şehrin iki tarafına iki hisar yaptırmıştır. Uzun süren kuşatma sürecinde bölgedeki bazı Hristiyanlar da tekfurdan ümitlerini kesmiş ve Osman Bey'e bağlanmıştır. Osman Gazi; rahatsızlığı nedeniyle yapılan seferlere katılamamış, oğlu Orhan Bey kuşatmayı ve seferleri devam ettirmiştir. Orhan Bey, Bursa'nın İstanbul'la irtibatını kesmek için 1321'de Mudanya'yı fethetmiştir. Çevreden yardım alamadığı için zor durumda kalan Bursa tekfuru, şehirden ayrılmak isteyenlerin canlarına ve mallarına dokunulmaması şartıyla şehri teslim edeceğini bildirmiştir. Böylece Osman Bey zamanında başlayan ve on yıldan fazla süren bir muhasara sonucu Bursa, 6 Nisan 1326'da Orhan Bey tarafından fethedilmiştir. Fetihten sonra evini terk etmeyen ve şehirde kalan Hıristiyanlara adaletle davranılmıştır.


Osmanlılar, Bursa'nın fethinden sonra yeniden İznik’e yönelmiştir. Bizans imparatoru ise hem Türkleri Boğazlardan uzaklaştırmak hem de Hristiyan dünyasında önemli kabul edilen İznik’e yardım etmek için büyük bir ordu toplamıştır. 1329'da Palekanon (Maltepe) önlerinde yapılan savaşta, Bizans ordusu mağlup edilmiştir. Bizans kuvvetlerinin mağlup edildiği bu zaferle Osmanlı Beyliği'nin İslam dünyasındaki itibarı artmıştır. Ayrıca Palekanon Savaşı sonrasında Bizans, Anadolu'da kalan son topraklarından da ümidini kesmiştir.

1301'den beri belirli aralıklarla Osmanlıların kuşatması altında olan İznik'in fethi, başka meselelerle uğraşmak zorunda kalındığı için gecikmiştir. Palekanon Savaşı sonrası Bizans'tan yardım alma ümidi kalmayan tekfur, artık kuşatmadan kurtulmanın mümkün olmadığını anlamış ve şehrin kapıları Türklere açılmıştır. Orhan Gazi , İznik'in stratejik önemini düşünerek beyliğin merkezini bir süre İznik'e taşımış ve Bizans'a yapılacak seferlerde İznik'i üs olarak kullanmaya başlamıştır.

Selçuklu-Bizans Arasında Vazgeçilemeyen Şehir “İznik"

Türkiye Selçukluları’na başkentlik yapan İznik, I.Haçlı Seferi sırasında önce Haçlıların eline sonra da Bizans'ın hâkimiyetine geçmiştir. 1105'te şehirde tekrar kurulan Selçuklu egemenliği 1147'de yine Bizans'a geçmiştir. 1204-1261 yılları arasında İstanbul'da hüküm süren Latin Krallığı zamanında sürgün Bizans'a merkezlik de yapan İznik, dinî ve stratejik öneminden dolayı Bizans'ın gözden çıkaramadığı bir şehir olmuştur. Bizans'ın I. Kons-tantinos’un Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra İznik, 325 yılında I. Konsil'in burada toplanmasıyla tarihe geçmiştir. Daha sonra Bizans'ta “thema”ların yani askerî valilik bölgelerinin ortaya çıkışıyla da İznik, kurulan Opsikion Theması'nın (Opsikiyon Tema) merkezi olmuştur. Benzer şekilde Selçuklular da İznik'e büyük önem atfetmiştir. 1075'ten itibaren Dâr'ül-İslâm'ın bir parçası hâline getirilen şehirden asla vazgeçilmemiştir. İznik'in geri alınması ideali Türklerde hiç sönmemiş ve 1331'de Osmanlıların fethi de aynı ideale inanmanın bir sonucu olmuştur (İnalcık, 2016, s.50-51'den düzenlenmiştir).

YORUMLAYALIM

Doğu ve Batı dünyası için İznik'in önemli olmasının sebepleri neler olabilir?

İznik'ten sonra Anadolu'da önemli bir şehir olan İzmit, fethedilmek istenmiştir. İzmit, 1337'de teslim olmuş ve bölgenin ele geçirilmesiyle Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanmıştır.
Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası