BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK

HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR

 

HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR

Å      1924 Anayasası’nın Kabulü 20 Nisan 1924

Å      1924 Anayasası’nda Yapılan Değişiklikler 1928-1946

Å      Medenî Kanun’un Kabulü 17 Şubat 1926

Å      Avrupa Hukuk Sisteminden Yararlanılması 1926-1932

Å      Kadınlara Siyasî Haklar Verilmesi 1930 (B)-1933 (M)-1934 (V)

 

Hukuk Devrimi’nin Nedenleri:

      Osmanlı Devleti’nde uygulanan hukuk sisteminde birliğin olmayışı (en önemlisi)

      Osmanlı hukuk sisteminin din esaslarına göre düzenlenmiş olması ve laik ve demokratik esaslara dayalı yönetim anlayışıyla bağdaşmaması

      Halkçılık ilkesine paralel olarak herkesi kanunlar önünde eşit duruma getirme düşüncesi (Kadın – erkek eşitliğinin tam olarak sağlanmak istenmesi)

      Milli birlik ve bütünleşmeyi hızlandırma düşüncesi

Önemli Uyarı: Yenilikler yapılırken kanunların Batı’dan alınmasının nedenleri; savaştan yeni çıkmış toplumda bu kanunları hazırlayabilecek yeterli kadronun olmayışı ve hukuk kurallarının hazırlanmasının uzun zaman almasıdır.

Devlet Yapısındaki Laikleşmenin Aşamaları:

ü  Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

ü  Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)

ü  Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

ü  Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim – Öğretim Birliği Yasası) (3 Mart 1924)

ü  Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin Kaldırılması ( 3 Mart 1924)

Önemli Uyarı: Bu kurumların yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

ü  1924 Anayasası’nın Kabulü (1924)

ü  Medreselerin Kapatılması (11 Mart 1924)

ü  Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)

ü  Kılık Kıyafet Kanunu’nun Çıkarılması (1925)

ü  10 Nisan 1928’de Anayasa’dan “Devletin dini İslam’dır” maddesinin çıkarılması

ü  1928’de Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin yemin biçiminin değiştirilmesi ve yemin içindeki dinsel kelimelerin kaldırılması

ü  5 Şubat 1937’de anayasaya Türk devletinin laik olduğu ilkesinin konulması (Böylece laikliğe geçiş aşaması tamamlanmıştır.)

Hukuk Kurallarının Laikleştirilmesi:

ü  17 Şubat 1926’da, İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak Türk Medeni Kanunu kabul edildi; 4 Ekim 1926’da da yürürlüğe girdi. İsviçre Medeni Kanunu’nun örnek alınmasının nedenleri; Bu alanda hazırlanan en son kanun olması, sade olması, sorunlara pratik yollardan çözüm getirmesi, kadın ve erkek eşitliğine önem vermesi, laik ve demokratik olmasıdır.

ü  İsviçre Borçlar Kanunu (İcra, İflas Hukuku) da aynı gün kabul edildi.

ü  1926’da Alman Ticaret Hukuku, İtalyan Ceza Hukuku, Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Fransa İdare Hukuku kabul edildi.

 

 

1924 ANAYASASI VE ÖZELLİKLERİ

Æ  20 Nisan 1924'te 105 maddeden oluşan yeni Anayasa kabul edildi.

Æ  1924 Anayasası, ikinci TBMM’de, anayasa komisyonu tarafından hazırlanmıştır.

Æ  1924 Anayasası 1945’e kadar tek partili bir rejimde uygulanmıştır.

Æ  1924 Anayasasının Esasını 1921 Anayasası oluşturmuştur. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Türk Milletine Aittir” Bütün kuvvet ve yetkilerin kaynağı “Millet” görüşmüştür. Meclis hükümeti ile parlamenter hükümet arasında köprü görevini görmüştür.

Æ  1924 Anayasası, meclis hükümeti ile parlamenter rejim arasında karma bir sistem kurmuştur. Bu sistem "kuvvetler birliği ve görevler ayrılığı" sistemi olarak adlandırılabilmektedir.

Æ  1924 Anayasası, parlamenter sistemin temel ilkelerinden biri olan hükümetin kolektif sorumluluğu ilkesini açıkça kabul etmiştir. Yani Bakanlar kurulu hükümetin genel politikasından birlikte sorumlu tutulmuştur.

Æ  1924 Anayasası sert bir anayasaydı. Anayasa değişikliği nitelikli çoğunluklara bağlanmış, değiştirilemeyecek (1. madde) maddeler getirilmiştir. Ayrıca hiçbir kanunun anayasaya aykırı olamayacağı anayasada yer almıştır. Ancak aykırılığı denetleyecek bir yargısal mekanizma ön görmemiştir.

Æ  1924 anayasası, hürriyetler konusunda "tabii hak" anlayışını benimsemiştir. Demokratik bir anlayışa sahip olmakla beraber, bir çoğulcu demokrasi değil, çoğunlukçu demokrasi anlayışını yansıtmaktadır.

 

1924 Anayasasında, 1928-1931-1934 ve 1937 yıllarında değişiklikler yapılmıştır.

  • 1921 Anayasasında; Din ve devlet işlerini TBMM yönetir.
  • 1924 Anayasasında; “T.C Devletinin Dini İslamdır” anayasaya kamuoyu tepkisine karşı konulmuştur.
  • 1928 Değişikliği ; “T.C Devletinin Dini İslamdır” ibaresi kaldırılmış, Yemin metni değiştirilmiştir.
  • 1937 Değişikliği ; “T.C Devleti Laiktir!” ibaresi anayasada ki yerini almıştır.

 Unutmayın: Bu anayasada rejimin adı ilk kez konulmuştur.

 

1924 Anayasasının Önemli Bazı Maddeleri:

è Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

è Devletin yönetim şekli cumhuriyettir.

è Devletin dini İslam dili Türkçe başkenti Ankara’dır.

è Yasama Yürütme ve Yargı yetkileri TBMM’ye aittir.

è TBMM üyeleri dört yılda bir seçilir. Seçme yaşı 18 seçilme yaşı 30’dur.

è Cumhurbaşkanı meclis içinden ve meclis tarafından 4 yıl için seçilir. Cumhurbaşkanı seçilen kişi tekrar seçilebilir.

è Seçme seçilme hakkı sadece erkeklere aittir.

è Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kanun önünde eşittir.

 

Genel Özellikleri

  • Devletin dini İslam, dili Türkçe ve başkenti Ankara'dır.
  • Türkiye bir Cumhuriyettir.
  • 1921 Anayasasındaki "Milli egemenlik", 'Tek Meclis", "Meclis üstünlüğü" ve "Güçler Birliği" ilkeleri devam (bilgi yelpazesi. com) ettirilmiştir.
  • Cumhurbaşkanı, TBMM içinden 4 yılda bir seçilecek, aynı kişi ikinci defa Cumhurbaşkanı seçilebilecek.
  • TBMM üyeleri 4 yılda bir seçilir. Seçme ve seçilme hakkı yalnız erkeklere verilmiştir.

 

1924 Anayasasında Yapılan Değişiklikler

  • 1928'de "Devletin dini İslam'dır" maddesinin çıkarılması
  • Seçmen yaşının 18'den 22'ye çıkarılması
  • Toprak reformunun yapılması
  • Ormanların devletleştirilmesi
  • 1934'te kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi
  • 1937'de Atatürk ilkelerinin anayasaya girmesi

 

MEDENÎ KANUN’UN KABULÜ (17 ŞUBAT 1926)

 

Medeni Kanun: Toplumdaki bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini; bireylerin mal ve mülkleriyle olan ilişkilerini düzenleyen kurallardır.

m  Osmanlı Devleti’nde bu alanda hazırlanan ilk kanun “Mecelle”dir. Mecelle İslam dinine göre hazırlanmış (1869 – Ahmet Cevdet Paşa) ancak tamamlanamamıştır. Ayrıca çağın koşullarına ve toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktı.

m  Cumhuriyetin ilanından sonra da yeni medeni kanunun hazırlanması için gerekli zamanın olmamasından dolayı İsviçre Medeni Kanunu alınmış, Türk Medeni Kanunu olarak kabul edilmiştir.

m  17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’yla şu gelişmeler sağlanmıştır;

m  Tek eşli evlilik ve resmi nikâh zorunluluğu getirildi.

m  Kadına da boşanma hakkı tanındı.

m  Kadınlara mirasta eşitlik ve mahkemede şahitlik hakları tanındı.

m  Aile kurma konusunda erkeğin bütün ayrıcalıkları kaldırılmıştır.

m  Kadınlara istediği mesleği seçme ve çalışma hakları sağlandı.

m  Anneye çocuğun vesayetini alma hakkı tanınmıştır.

m  Herkese din ve vicdan özgürlüğü tanınmıştır.

m  Ayrıca hukuk birliği sağlanmıştır.

Önemli Uyarı: Bu haklarla Türk kadını ekonomik ve sosyal haklar yönünden toplum içerisinde layık olduğu yeri almıştır.

m  Türk kadınının siyasal alanda erkeklerle olan eşitsizliğini gidermek amacıyla da;

m  30 Nisan 1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı,

m  26 Ekim 1933’te köy muhtarı ve heyeti seçimlerine katılma hakkı,

m  5 Aralık 1934’de milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.

Önemli Uyarı: Bu değişikliklerle kadınlara da yönetime katılma hakkı yani siyasi haklar verilmiştir (Türk kadını seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce elde etmiştir).

Önemli Uyarı: Medeni Kanun’un kabulü ile “ümmet” toplumundan “ulus” toplumu anlayışına geçilmiştir.

Önemli Uyarı: 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu’yla birlikte kadınlara isterse eşlerinin soyadıyla birlikte kızlık soyadlarını kullanabilme hakkı da tanınmıştır.

m  Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinden sonra Patrikhane’nin evlendirme, boşanma gibi bir takım dünyevi yetkileri de elinden alınmıştır. Sadece bir dini kurum olarak kalması sağlanmıştır (Azınlıkların haklarını koruma yetkileri sona erdi.).

Önemli Uyarı: Türk Medeni Kanunu, akla dayanan hukuk kurallarını getirmekle Atatürk’ün laiklik; kadınları erkeklerle eşit duruma getirmesi yönüyle halkçılık; tabuları yıkması yönüyle de inkılâpçılık ilkesiyle yakından ilgilidir.

 

AVRUPA HUKUK SİSTEMİ’NDEN YARARLANILMASI

ý  1926’da İtalya’dan Ceza Kanunu alınmıştır.

ý  1926’da İsviçre’den Ticaret Kanunu alınmıştır.

ý  1926’da İsviçre’den Borçlar Kanunu alınmıştır.

ý  1927’de İsviçre’den Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu alınmıştır.

ý  1929’da Almanya’dan Ceza Muhakemeleri Kanunu alınmıştır.

ý  1929’da Almanya’dan Deniz Ticareti Kanunu alınmıştır.

ý  1929’da Fransa’dan İdare Hukuku alınmıştır.

ý  1932’de İsviçre’den İcrâ İflas Kanunu alınmıştır.

 

 

KADINLARA SİYASÎ HAKLAR VERİLMESİ

 

Medenî Kanun’un kabulü ile sosyal yaşamda kadın-erkek eşitliği sağlanmış, ancak kadınlara herhangi bir siyasî hak verilmemişti. Bu yüzden siyasî yaşamda kadınlara da çeşitli haklar verilerek, onların yönetime katılmaları ve böylece ulusal egemenlik anlayışının tam olarak yerleşmesi amaçlanmıştır.

 

Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı

  • Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930'da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.

 

Kadınların katıldığı ilk belediye seçimleri

  • Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Sani Yaver (Eminönü), Seniye İsmail Hanım (Beykoz), Ayşe Remzi Hanım (Beyoğlu), Nakiye (Beyoğlu), Latife Bekir (Beyoğlu) Hanımlar vardır.

 

Köy muhtarı seçme ve seçilme hakkı

  • Köy Kanunu'nun 20. Maddesinin değiştirilmesine dair 26 Ekim 1933 tarihli ve 2329 sayılı kanunun çıkarılmasıyla; kadınların köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı.

 

İlk kadın muhtarın seçimi

  • Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde (Bugünkü Karpuzlu ilçesi) yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu.

 

Milletvekili seçme ve seçilme hakkı

  • Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteğidir. Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası’nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı.
  • 1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması gündeme geldi ancak TBMM genel kurulunda bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır bastığından kadınlar siyasal haklar sağlayamadılar.
  • Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. Öneri, 5 Aralık 1934’te Mecliste görüşüldü. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis'te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi. Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebusan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)’nda 11 Aralık 1934’de yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi.
  • Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934’te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt’tan Taksim’e bir yürüyüş düzenledi.

 

Kadınların katıldığı ilk genel seçimler

  • Kadınların katıldığı ilk genel seçimleri, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili T.B.M.M’ye girdi. 1936 yılı başında boşalan milletvekillikleri için yapılan ara seçimnde emekli öğretmen Hatice Özgenel’in Çankırı milletvekili olarak seçilmesiyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e çıktı

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası