YENİ NESİL TARİH

yeninesiltarih.com ile TARİHE FARKLI BİR BAKIŞ

10.SINIF TARİH DERSİ
12.SINIF İNKILAP TARİHİ DERSİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
YNT TV

II. DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ

II. DÜNYA SAVAŞI VE SONUÇLARI

II. DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ


 I.Dünya Savaşı sonrası yenilen devletlere sınırlama getirilmiş. Buda Almanya’nın hoşnutsuzluğuna sebep olması: Almanlar 1919’da imzalanan Versay Antlaşması’nın haksız maddeler içerdiğini ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. 1920’lerde büyük ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kalan Almanya’da 1933’te Adolf Hitler önderliğindeki Naziler iktidara geldi. Hitler, bir yandan Versay Antlaşması’nın geçersiz sayılmasına çalışırken, öte yandan da silahlı kuvvetlerini yeniden toparladı.
 Çizilen sınırlar milliyetçilik esasına uygun olmadığından etnik çatışmalar ve sınır sorunları ortaya çıkmasına sebep olması
 İtalya’nın savaşı kazandığı halde isteklerine ulaşamaması ,İtilaf Devletleri tarafından ikinci sınıf gözüyle bakılması sonucunda İtalya’nın saldırgan bir politika izlemesi
 İmparatorluk kurmak isteyen Japonya’nın Asya’dan Avrupa Devletlerini çıkarmak istemesi
 I.Dünya savaşı ‘nın devletler arasındaki dengeleri alt üst etmesi savaştan sonra huzursuzluğun artması ve dünya barışını korumak amacıyla kurulan milletleri Cemiyeti’nin İngiltere’nin güdümünden çıkamaması sonucunda ;
a)1931’de Japonya’nın protestolara aldırmayarak Cin’in Mançurya bölgesini ele geçirmesi ve 1930’lar boyunca gücünü iyice arttırması
b)1935’te faşist Benito Mussolini yönetimindeki İtalyanlar, Etiyopya’yı işgal etmesi
c)Hitlerin, 1936 Mart’ında Almanya’nın Ren Irmağı’nın batısında kalan topraklarına askeri birliklerini göndermesi. Oysa ki 1925’te Almanya ile Milletler Cemiyeti arasında yapılan antlaşmaya göre bu bölgede hiçbir devlet asker bulunduramayacaktı. Milletler Cemiyeti bu konuda da protestolar dışında yaptırım uygulamadı.
 Ardından İtalya ve Almanya, İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı faşist General Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker gönderek yeni silah ve uçaklarını da denemeleri
 Yeni toprak kazanımları ve dünya egemenliği için Almanya, İtalya ve Japonya, Berlin-Roma-Tokyo Mihveri diye adlandırılan bir ittifak kurmaları. Bu yüzden bu ülkeler Mihver Devleri adıyla anıldı.
 Almanya’nın Versay ve Nöyyi Antlaşmalarının haksız maddeler içerdiğini düşünerek bu antlaşmaların yeniden gözden geçirilmesini istemesi
 I. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan barış antlaşmalarıyla çizilen sınırlar milliyetçilik esasına uygun olmadığından, bu durumun etnik çatışmalara ve sınır sorunlarının yaşanmasına sebep olması
 İtalya’nın savaşı kazandığı halde isteklerine ulaşamaması ve iktidara gelen faşistlerin saldırgan bir politika izlemesi
 İmparatorluk kurmak isteyen Japonya’nın Asya’dan Avrupa Devletlerini çıkararak sömürge alanlarını genişletmek istemesi
 I.Dünya Savaşı’ndan sonra huzursuzluğun artması ve dünya barışını korumak amacıyla kurulan Milletler Cemiyeti’nin görevini yerine getirememesi
 Japonya’nın Mançurya’yı, İtalya’nın Habeşistan’ı işgal etmesine, Almanya’nın da Rhur Bölgesi’ni silahlandırmasına Milletler Cemiyeti’nin herhangi bir yaptırım uygulayamaması
 İtalya ve Almanya’nın İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı faşist General Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker göndererek yeni silah ve uçaklarını denemeleri

SAVAŞ ÖNCESİ YAŞANAN SİYASÎ GELİŞMELER

1-ALMANYA
 Hitler’in 1933 yılında iktidara gelmesinden itibaren Alman ekonomisinin düzenlenmesi hedef alınmıştır. Gerek I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının, gerekse de 1930 yılındaki genel ekonomik buhranın sonucunda Alman ekonomisi ciddi sıkıntılar içindeydi. Yaşanan yüksek enflasyon, aşırı boyutlara varan işsizlik ve bunlara bağlı olarak sanayideki üretim ve hammadde düşüklüğü, Hitler’in izlediği ekonomi politikalarıyla kısa sürede kontrol altına alınmıştır.
 Hitler stratejisinin ilk adımında ise Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin Versay Antlaşması’yla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.
 Bunun ardından gelen ikinci stratejik ve gerginlik dolu adım, Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin Alman topraklarına katılmasıdır. Bu stratejik evrenin adımları 12 Mart 1938’de Avusturya’nın ilhak edilmesiyle başlamıştır. Ardından ikinci adım olarak Çekoslovakya toprakları içindeki Sudet bölgesidir.
 Hitler’in baskısıyla 29 Eylül 1938 günü imzalanan Münih Antlaşması’yla Sudet bölgesi Almanya’ya verilmiştir. Konferansa Alman, İtalyan, İngiliz ve Fransız başbakanları katılmış, Çekoslovakya ise temsilci bulundurmamıştır.
 Antlaşma, 1 Ekim 1938’de yine silah kullanılmaksızın uluslararası antlaşmalara dayanılarak, nüfusunun yüzde elliden fazlasını Almanların oluşturduğu Sudet bölgesinin Almanlarca işgal edilmesine dayanmıştır. 15 Mart 1939’da ise Çekoslovakya’nın kalanını da topraklarına eklemeleri antlaşmada yer almıştır.
 Bu olaylara kadar Hitler stratejisinin adımlarını atarken silah kullanmamıştır. Ancak geriye sorunlu bölge olarak bir tek Danzig bölgesi kalmıştır. Versay Antlaşması’yla Polonya’ya verilen Danzig bölgesi, halen Alman yönetiminde olan Doğu Prusya ile Almanya arasındaki kara bağlantısını kestiğinden Alman Hükûmeti, Polonya hükûmetinden Doğu Prusya’yla arada bir kara bağlantısı oluşturulması yönünde bir teklifi görüşmesini istemiş ve böylece Danzig Sorunu ortaya çıkmıştır.
 3 Mayıs 1939’da Sovyet Dışişleri Komiseri olan Litvinov görevden alınarak yerine Vyaçeslav Mihayloviç Molotov atanmıştır. Bu atama Sovyet dış politikasında keskin bir dönüşe işaret etmiştir. Litvinov döneminde Sovyetler Birliği, Alman yayılmacılığına karşı İngiltere ve Fransa ile bir protokol oluşturmak için girişimlerde bulunmuş, ne var ki her seferinde reddedilmişti. Sovyetler Birliği Molotov döneminde ise Alman hükûmeti ile bir saldırmazlık paktı için çalışmıştır. Uzun diplomatik görüşmeler sonucunda 24 Ağustos 1939 günü Sovyetler Birliği ile Almanya arasında bir Saldırmazlık Paktı imzalanması karara bağlanmıştır.
 Almanya öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa’yı topraklarına katmayı, ikinci plan olarak ise Asya’yı, özellikle Rusya ve Yakın Doğu’daki stratejik noktaları ele geçirmeyi hedeflemiştir.
17

2-İTALYA
 Birinci Dünya Savaşı’ndan istediğini alamayan ve İtilaf devletleri ile görüş ayrılığına düşen İtalya, Mussolini’nin faşist politikaları sebebiyle Avrupa’da sorun teşkil ediyordu. İtalya’nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver Devletler Bloku’nda savaşa girmiştir.
 İtalya, Kuzey Afrika ve Balkanlar’da ilerlemiştir. Aşırı ulusçuluğu esas alan Faşist yönetim kısa süre sonra demokrasiyi kaldırmış, ülkedeki diğer ırklardan olanları zorla İtalyanlaştırmaya çalışmıştır.
 Dış politikada ise Akdeniz çevresinde sömürge kurmaya yönelen Mussolini, Akdeniz’i “Bizim Deniz” (Mare Nostrum) tanımlamış ve Roma İmparatorluğu’nu yeniden meydana getirmeyi hedeflemiştir. Bu amaçla İtalya, 6 Kasım 1937’de Roma’da imzalanan bir antlaşmayla Anti-Komintern Paktı’na katılmıştır. Bu gelişmeyle birlikte “Berlin-Roma-Tokyo Mihveri” kurulmuştur.
A1-Habeşistan'ın İşgali
 İtalya, Dünya Ekonomik Buhranı'nın olumsuz etkilerinin giderek artması, ham madde de dışa bağımlılığının devam etmesi, bütçe ve dış ticaret açıklarının yükselmesi üzerine yeni doğal zenginliklere ulaşmaya yöneldi. Yayılmacı bir siyaset izleyen İtalya’nın ilk hedefi bundan dolayı Habeşistan oldu.
 Japonya'nın 1931'de Mançurya'ya saldırması, Almanya'nın Versay Antlaşması'nı çiğneme girişimlerine İngiltere ve Fransa'nın tepkisiz kalması İtalya'nın Habeşistan'ı işgalini cesaretlendirdi. Habeşistan'a askerî yardım yapılamaması ve Milletler Cemiyeti'nin İtalya'ya karşı ortak bir cephe kuramaması işgali kolaylaştırdı. (52 ülkenin karşı çıkmasına rağmen işgal gerçekleşti.)
 1936’da Habeşistan'ı tam olarak işgal etmeyi başaran İtalya, Akdeniz'de önemli bir konuma sahip olan İngiltere'ye rakip oldu.
 Mussolini, Akdeniz'e "Bizim Deniz" (mare-nostrum) diyordu ve Roma İmparatorluğu'nu yeniden meydana getirmek istiyordu. Bu amaçla İtalya, 5 Kasım1937'de, Roma'da imzalanan bir anlaşmayla Anti-Komintern Paktı'na katıldı.

3-JAPONYA
 Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya’nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya’ya verilmişti. Üstelik Çin’in bir bölümü de Japon hâkimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisine yetmiyordu.
 Japonya’nın 1931’de Mançurya’yı işgal etmesi, sonra 1937’de Çin’e yeniden savaş açması Avrupa’daki bunalıma bir de Uzakdoğu bunalımını katmıştır. Japon-Çin sorunu Milletler Cemiyeti’nde ele alınmışsa da Japonya’ya karşı bir harekette bulunulamamıştır.
 Uzakdoğu’daki statükonun bozulması, öncelikle Amerika Birleşik Devletleri’ni ilgilendiriyordu. Bu devlet, Japonya’nın girişimlerine karşıydı ve Çin’i destekliyordu. Diğer taraftan Sovyet Rusya da, Japonya’nın güçlenmesinden ve yayılmasından endişe duyuyordu.
 Bu nedenlerle de Japonya, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği’nin baskısını hissediyordu. Böylece Almanya, Fransa ile Sovyet Rusya’nın arasında kalırken; Japonya da, ABD ile Sovyet Rusya’nın arasında kalmış oluyordu.
 Bu bakımdan Almanya ile Japonya, yani statükoya karşı olan devletler, ortak tehlike olarak gördükleri Sovyet Rusya’ya karşı birleşmişlerdir. Bunun sonucunda iki devlet arasında Berlin’de 25 Kasım 1936’da Anti-Komintern Paktı imzalanmış, böylece Almanya ve Japonya arasında siyasî rejim esasına dayalı bir ittifak yapılarak “Berlin-Tokyo Mihveri (Ekseni)” kurulmuştur.

Washington Deniz Silahsızlanması Konferansı 1922
 Bu konu, doğrudan doğruya Uzak Doğu'da Amerika ile Japonya arasındaki rekabetten doğmuştur. Japonya, Avrupa'nın içinde bulunduğu durumdan faydalanarak özellikle Çin üzerinde etkili olmuş ve 1915 yılında bu ülke ile yaptığı bir antlaşma ile birçok hak ve imtiyazlar kazanmıştır. Amerika için önemli bir Pazar olan Uzak Doğu'daki Japon üstünlüğü Amerika'yı rahatsız etmiştir. Bu bölgedeki ekonomik menfaatlerini korumak isteyen Amerika, büyük bir deniz silahları yapımı programı uygulamaya başlamıştır. Ancak, Japonya da buna aynı şekilde bir programla cevap vermiştir. Fakat bu yarış her iki ülke kamuoyu tarafından tenkitlere maruz kalmıştır.
 Konuyu barışçı yollarla çözmek isteyen Amerika Cumhurbaşkanı Harding, Kasım 1921'de ilgili devletleri Washingtorı'da bir toplantıya davet etmiştir. Konferans, birçok antlaşmalar imzalayarak 6 Şubat 1922'de sona ermiştir. Bu antlaşmalardan Birincisi; A. B. D., İngiltere, Fransa ve Japonya arasında imzalanmış olup, 'Dörtlü Antlaşma" adım alır. Buna göre taraflar; birbirlerinin Pasifik'teki ülkelerine karşılıklı saygıyı taahhüt ediyorlardı. Bu, Amerika için, Japonya'nın yayılmacı emellerine karşı Filipinler'in korunması idi.
 İkinci Antlaşma; 6 Şubat 1922'de A. B. D., İngiltere, Japonya, Belçika, Çin, İtalya, Hollanda ve Portekiz arasında imzalanan "Dokuz Devlet Antlaşması" (Nine-Power Treaty)dır. Bu antlaşma ile devletler, Çin konusunda uygulayacakları politika ve prensipleri tespit ettiler.
 Buna göre; Taraflar, Çin'in egemenliğine, bağımsızlığına, toprak ve idare bütünlüğüne saygı gösterecekler ve tüm Çin topraklarında ticaret ve endüstriyel fırsat eşitliği prensibini uygulayacaklardı.
 Üçüncü Antlaşma ise; yine 6 Şubat 1922'de Birleşik Amerika, İngiltere, Japonya, Fransa ve İtalya arasında imzalanan "Deniz Silahlarının Sınırlandırılmasına ait antlaşma idi. Bu antlaşma ile; 35. 000 tonu geçmeyecek olan ve Capital ships denilen büyük gemiler bakımından her devletin sahip olabileceği deniz gücü sınırlandırıldı.

Londra Deniz Silahsızlanması Konferansı:
 1922 Washington Antlaşmaları büyük tip gemilerle ilgili esasları kapsamına almış, küçük tonajlı gemiler antlaşmanın kapsamı dışında kalmıştı. Birleşik Amerika küçük tip gemi üretiminin de kontrol altına alınması için Haziran 1927'de Cenevre'de ikinci bir deniz silahsızlanması konferansı toplanmasını sağladı. Ancak, bu konferansa Fransa ve İtalya katılmamakla birlikte İngiltere de İmparatorluk deniz yollarının uzunluğunu ileri sürerek birçok gemi için sınırlamaya yanaşmadı. Cenevre Konferansının başarısızlığı Amerikan-İngiliz ilişkilerini olumsuz yönde etkiledi. Keza, İngiltere'nin kara silahları konusunda Fransa'yı; Fransa'nın da deniz silahları için İngiltere'yi desteklemesi İngiltere ile Amerika arasında bir deniz silahları yarışına sebep oldu. Fakat 1928'de Kellog Paktı'nın yapılması ve 1929'da İngiltere de İşçi Partisi'nin iktidara gelmesi İngiliz-Amerikan ilişkilerinin normale dönmesine imkan verdi. Bunun sonucu olarak; Ocak 1930'da Londra'da üçüncü defa bir deniz silahsızlanması konferansı daha toplandı. Konferansa Amerika, İngiltere, Fransa, Japonya ve İtalya katıldı. 22 Nisan 1930 Londra Antlaşması ile kruvazör ve daha küçük tonajlı gemilerde ülkelere ayrılan tonajlar tespit edildi. Uçak gemilerinin oranı için de Washington Antlaşması esasları kabul edildi. Fransa ve İtalya bahse konu antlaşmanın tonajlar ve oranlar kısmını imzalamadılar. Tüm gayretlere rağmen bu başarılı sonuç uzun ömürlü olmadı. 1931 yılından itibaren uluslararası buhranların peş peşe çıkması ile deniz ve kara silahlarında yarışma tekrar başladı.

25 Kasım 1936 Anti-Komitern Paktı
 Japonya’nın Asya içlerine yayılmak istemesi ve SSCB’yi tehdit olarak görmesi, Almanya’nın da komünizmden dolayı SSCB’ye tavır alması iki devleti yakınlaştırdı. 25 Kasım 1936’da Almanya ile Japonya arasında Anti-Komitern Paktı yapıldı. Siyasi ideoloji ortaklığı olan Berlin-Tokyo Mihveri’ne İtalya’nın da katılmasıyla Berlin-Roma-Tokyo Mihveri kurulmuş oldu. Bu paktın kurulmasında temel düşünce komünizme karşı ortak hareket etmedir.
 ● Bu paktın yapılış nedenleri ve amaçları antlaşma metninin giriş bölümünde şöyle belirtilmiştir: "Almanya ve Japonya, Komintern denilen Komünist Enternasyonali'nin hedefinin mevcut bütün vasıtalardan yararlanarak devletlerin parçalanması ve boyun eğdirilmesi olduğunu bilerek; Komünist Enternasyonali'nin devletlerin iç işlerine karışmalarına seyirci kalmanın yalnız onların iç barış ve düzenini tehlikeye sokmakla kalmayarak, dünya barışını da tamamen tehdit ettiği kanaatinde olarak; komünist bozgunculuğuna karşı ortak savunma için birlikte çalışma isteği ile... anlaşmaya varmışlardır."

Antlaşmanın maddeleri ise şunlardı:
 Yüksek âkit devletler, Komünist Enternasyonali'nin faaliyetleri hakkında birbirini aydınlatmak, gerekli olan savunma önlemlerini saptamak ve bu önlemleri işbirliği yaparak uygulamak konusunda anlaşmışlardır.
 Yüksek âkit devletler, Komünist Enternasyonali'nin bozguncu faaliyeti ile tehdit edilen üçüncü devleti bu anlaşmanın ruhuna uygun savunma önlemlerini benimsemeye veya bu anlaşmaya katılmaya davet edeceklerdir.Anlaşma imzalandığı gün yürürlüğe girecek ve beş yıl süreyle geçerli olacaktır."Böylece bu antlaşma ile Almanya ve Japonya arasında siyasi rejim esasına dayalı bir ittifak yapılmış ve bununla "Berlin - Tokyo Mihveri (Ekseni)" kurulmuştu.
 Ortak Refah Alanı: Japonya yayılmacı politikasını Asya Devletlerinin dayanışması üzerine kurmuştu. Bu politikasını Ortak Refah Alanı ilkesiyle gizlemiştir. Buna göre Mançurya, Çin, Filipinler, Endonezya, Singapur ve Hindiçini mutlaka Japonya’nın denetimi altına girmeliydi.

 

TARİHİ NOT:
RİGA BARIŞ ANTLAŞMASI
 Sovyet Rusya ile Polonya arasında 19 Mart 1921'de Riga Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre Polonya doğu sınırlarını biraz daha genişletme imkanı buldu ve Curzon Çizgisi ile tespit edilen hatta kadar genişledi.
 Sovyet-Polonya Savaşı, Ukrayna'yı ele geçirmeye çalışan Polonya ile Sovyet Rusya arasında çıkan çatışma (1919-20). 1939'a kadar değişmeden kalan Sovyet Rusya-Polonya sınırının çizilmesiyle sonuçlanmıştır.
 12 Ekim 1920'de Polonya ve Sovyetler Birliği, Riga'da bir ateşkes yaptılar. Fransa ile Polonya arasındaki ittifak antlaşması (Şubat 1921), Polonya-Sovyetler Birliği ilişkilerinin normalleşmesini belirleyen Riga Antlaşması'yla sonuçlandı. 18 Mart 1921'de imzalanan Riga Antlaşması'yla Belarus ve Ukrayna topraklarının bir bölümü Polonya'ya bırakılmakla birlikte, Ukrayna'nın büyük bölümünün bir Sovyet cumhuriyeti olarak kalması karara bağlandı.

 

4-İNGİLTERE VE YATIŞTIRMA POLİTİKASI
 Yatıştırma Politikası, İkinci Dünya Savaşı’na giden dönemde İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain’in olası bir savaşın başlamasına engel olmak için yürüttüğü diplomasi olup “Appeasement Politikası” olarak da adlandırılmaktadır.
 Chamberlain, Hitler’in esas ilgi alanının doğuda olduğuna inandığı için SSCB’ye karşı kendileriyle ittifaka gireceğini, hatta Hitler’i Sovyet topraklarına yöneltebileceğini umut etmiş, Çekoslovak toprağı olan Sudetlerin Almanya’ya verilmesinden sonra, daha önce Bismarck’ın yaptığı gibi Hitler’in de artık kazandıklarını elinde tutmaya çalışacağını ummuştu. Fakat Hitler taleplerini devam ettirerek bu düşünceyi boşa çıkarmıştır.
 29 Eylül 1938 tarihinde büyük devletlerin Sudetleri Almanya’ya verme kararı almasına yol açan Münih Antlaşması ise yatıştırma politikasının doruk noktasıydı.
 Fakat 15 Mart 1939’da Almanya, hiçbir Almanın yaşamadığı Çekoslovakya topraklarının geri kalanını işgale başlayınca, İngiltere yatıştırma politikasının bittiğini ilan etmek zorunda kalmıştır. Takip eden haftalarda İngiltere Polonya’ya garanti vermiş ve ciddi savaş hazırlıklarına başlamıştır.

5-FRANSA
Z Fransa 1924’te, Sovyet Rusya da 1935’te Çekoslovakya ile birer ittifak yapmışlardı. Fransa, bu ittifak gereğince yardım etmek için İngiltere’nin de harekete geçmesini istemiştir. Fakat İngiltere böyle bir yardıma hemen kalkışmak istemeyince, o da İngiltere’yi izlemiş ve Yatıştırma Siyaseti’ni destekleyici bir tutum sergilemiştir.

6-ABD
 Savaşın başında tarafsız kalan ABD, sonraları Fransa ve İngiltere’ye silah yardımı yapmıştır. Almanya’nın kışkırtmaları sonucunda Japonya tarafından Pearl Harlbour’da saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD’nin savaşa girmesi ile savaşın seyri değişmiş, Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.

7-SSCB
 Almanya’nın Avrupa’da izlediği yayılmacı siyasetini devam ettirmesi ve Hitler’in Münih Antlaşması’yla kendisine verilenlerle yetinmemesi, İngiltere ve Fransa’yı SSCB ile birlikte üçlü bir ittifak arayışına itmiştir. Ancak aralarındaki görüş farkları bunun gerçekleşmesine meydan vermemiştir. Ayrıca bu konuda üç devlet arasında görüşmeler sürerken, 23 Ağustos 1939’da Almanya ile Sovyet Rusya arasında bir “Saldırmazlık Paktı”nın yapıldığı açıklanmıştır.

Bu pakta göre:
 Taraflar Komünist Enternasyonali’nin faaliyetleri hakkında birbirini aydınlatmak, gerekli olan savunma önlemlerini saptamak ve bu önlemleri iş birliği yaparak uygulamak konusunda anlaşmışlardır.
 Almanya ve Rusya, tek olarak veya diğer devletlerle ortaklaşa birbirlerine karşı her türlü saldırgan hareketten kaçınacaklar.
 Taraflardan birisi üçüncü bir devletin saldırısına uğrarsa, diğer taraf hiçbir şekilde bu üçüncü devleti desteklemeyecek.
 Taraflar, ortak çıkarlarına değinen konular hakkında karşılıklı bilgi edinmek üzere, sürekli olarak birbirleriyle temas hâlinde kalacaklar.
 Taraflardan hiçbiri doğrudan ya da dolaylı olarak diğer taraf aleyhine yönelik bir devlet gruplaşmasına katılmayacak.
 Antlaşmanın süresi 10 yıl olacak.
 Almanya, bu suretle Rusya’nın tarafsızlığını da sağladıktan sonra Polonya üzerindeki baskısını çoğaltmaya başlamıştır.

SAVAŞIN AVRUPA’DA BAŞLAMASI VE YAYILMASI
 29-30 Ağustos 1939 gecesi Almanya, Polonya’dan Danzig serbest şehrinin kendisine geri verilmesini, Koridor bölgesi için plebisit (halk oylaması) yapılmasını, seferberliğin kaldırılmasını ve bu konuları görüşmek üzere bir Polonya temsilcisinin 30 Ağustos günü Berlin’de bulundurulmasını istemiştir.
 Polonya büyükelçisi, Alman yetkilileri ile ancak 31 Ağustos 1939 akşamı temas kurabilmiş, Almanya bu durumu, Polonya’nın istenen temsilciyi göndermemesi şeklinde yorumlayarak, Polonya tarafından isteklerinin reddedildiğini açıklamıştır. Ertesi gün, 1 Eylül 1939’da Alman birlikleri savaş ilan edilmeksizin Polonya sınırlarını aşarak bu toprakları işgale başlamıştır.
 Almanya’nın bu girişimi karşısında İngiltere ve Fransa, Almanya’dan askerî harekâtını durdurmasını, birliklerini Polonya’dan geri çekmesini istemişlerde de, bir cevap alamamışlardır. Bunun üzerine İngiltere ve Fransa, 3 Eylül 1939’da Almanya’ya savaş ilan etmiş, böylece İkinci Dünya Savaşı başlamıştır.

II. DÜNYA SAVAŞI’NDA BLOKLAR


II. Dünya Savaşı’na Katılan Devletler ve LiderleriFransa
 Vichy Hükûmeti’nin lideri Henry Philippe Petain
 İngiltere’deki “Fransız Direniş Hareketi” lideri Charles de Gaulle (Carls Dö Gol)
İngiltere
 1940’a kadar Neville Chamberlain
 Temmuz 1945’e kadar Winston Churchill
 1945’ten sonra Clement Attlee
ABD
 Nisan 1945’e kadar Franklin Roosevelt
 1945’ten sonra Harry S. Truman
 SSCB - Joseph Stalin
 Almanya - Adolf Hitler
 İtalya - Benito Mussolini (Duçe)
 Japonya - İmparator Hirohito

Mihver Grubu
 Berlin’de 5 Kasım 1936’da İtalya ile Almanya arasında Anti-Komintern Paktı yapılmış, 25 Kasım 1936’da Japonya’nın da bu pakta katılmasıyla Berlin-Roma-Tokyo Mihveri kurulmuştu.
 Hitler, İtalya ve Japonya ile 1940 yılında Berlin’de “Üçlü Pakt”ı imzalamış, böylece Avrupa ve Afrika’nın düzenlenme hakkı Almanya ve İtalya’ya, Asya’nın düzenlenme hakkı da Japonya’ya verilmiştir.
 Daha önce (1939) İtalya ve Almanya arasında imzalanan Çelik Pakt 1939 Avrupa Savaşı’nın başlamasına sebep olmuş, 27 Eylül 1940 tarihinde Çelik Pakt’a Japonya’nın da katılması ile Üçlü Pakt’ın meydana gelmesi, savaşın tüm dünyaya yayılmasını sağlamıştır.
Müttefik Grubu
 İngiltere ve Fransa, Almanya ve İtalya’nın saldırgan politikasına karşı SSCB ile ittifak arayışına girmiş ancak başarılı olamamıştı.
 Almanya ile saldırmazlık paktı yapan SSCB, Polonya ve Fransa’yı işgal eden Almanya’nın Barbarossa Harekâtı’yla kendi topraklarında işgallere başlaması üzerine Müttefik grubuna geçmiştir.
 ABD ise Japonya’nın Pearl Harlbour Baskını’ndan sonra Müttefiklerin tarafına geçerek savaşa girmiştir.

MİHVER DEVLETLERİ
o Almanya
o İtalya
o Japonya

MÜTTEFİK DEVLETLERİ
o İngiltere
o Fransa
o ABD
o SSCB

SAVAŞIN BAŞLAMASI VE GELİŞMESİ
 Savaş öncesinde Almanya 1938’de Avusturya’yı, 1939’da ise Çekoslovakya’yı işgal etmişti. Ayrıca 23 Ağustos’ta SSCB ile Saldırmazlık Paktı yapan Almanya, 1 Eylül’de Polonya’ya saldırarak işgale başlamış, bunun üzerine Polonya’ya daha önce garanti veren İngiltere ve Fransa Almanya’ya 3 Eylül’de savaş ilan etmişti.
 Ancak Almanların hızlı bir şekilde Polonya’yı işgal etmesi üzerine SSCB’de doğudan Polonya’yı işgale başlamış, Alman ve SSCB işgalini durduramayan Polonya teslim olmuştur.
 Nisan 1940’ta Almanya, Norveç’e saldırmıştır. Amaçları denizaltıları için üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak denizyoluyla Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı.
 Norveç’in işgaliyle beraber Danimarka da Alman saldırısını önleyemeyince teslim olmak zorunda kalmıştır.
 10 Mayıs 1940’ta Almanya bu defa Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’u işgal etmiş, yardıma gelen İngiliz ve Fransız ordularını da geri püskürtmüştür.
 13 Mayıs’ta ise Alman tankları Sedan’da Meuse Irmağı’nı geçerek Fransa’nın içlerine doğru ilerlemiştir. Hollanda da 14 Mayıs’ta teslim olmuştur.
 Alman tankları kuzeye, kıyıya doğru ilerlemiş ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesmiştir. Belçika 27 Mayıs’ta teslim olmuştur.
 Bunlar olurken Fransa, Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurmuştur. Kuzeydeki İngiliz birlikleri ise Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmamıştır.
 Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar vermiş, İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque kıyılarından 346 bin kadar Müttefik askeri kurtarılmıştır. Ancak silah, araç ve gereçler geride bırakılmıştır.
 Maginot Hattı: II. Dünya Savaşı’nda Fransa’nın olası bir Alman saldırısına karşı oluşturduğu, yer altı sığınaklarından oluşan savunma hattıdır. Ancak Almanlar geçilmez denilen bu hattı geçmeyi başarmışlardır.
 14 Haziran’da Almanlar Paris’e girmiş, 22 Haziran’da da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzalamıştır. Böylece Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etmiştir.
 Almanya’nın kontrolünde Faşizmi benimseyen Henry Philippe Petain Vichy şehrinde bir hükûmet kurmuştur. (Vichy Hükûmeti)
 Vichy Hükûmeti: Alman işgali altındaki Kuzey Fransa’da halkın haklarını korumayı amaçlayan hükûmettir. Vichy Hükûmeti antikomünist bir politika izlemiştir.
 Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçmiş, Alman hava kuvvetleri Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başlamıştır. İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar, ardından Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombalamıştır. Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açmıştır.

SSCB’yi İşgal Planı: (Barbarossa Harekâtı)
 Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı, Almanya’nın aynı zamanda hem batıda hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti.
 Hitler, 1940’ta Alman orduları Fransa’yı çökertip İngilizleri Avrupa’dan sürdükten sonra, SSCB’ye saldırmaya karar vermiştir. Hızlı bir harekâtla SSCB üzerinden Orta Doğu’ya inmeyi tasarlamıştı. Harekât 22 Haziran 1941’de başlamıştır.
 Alman Harekâtı’nın başlaması üzerine Finlandiya, Bulgaristan, Macaristan ve Romanya da SSCB’ye savaş açmıştır. Savaş başlangıçta Almanlar için oldukça olumlu gelişmişse de, kış geldiğinde Alman birlikleri yorulmuş, savaşma güçleri azalmıştır.
 Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başlayınca, Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun olmadığı için büyük kayıp vermişlerdir.
 1942’de Hitler, Karadeniz ve Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya petrol yataklarını ele geçirmeyi hedeflemiş, ancak başarısız olmuştur. Alman birlikleri Şubat 1943’te teslim olmuştur.
 SSCB’nin II. Dünya Savaşı’nın bu en büyük kara çarpışmasındaki başarısı Almanları Kafkasya’dan çekilmek zorunda bırakmıştır.
 SSCB bu savaşta çok büyük yıkıma uğramış ve yaklaşık 20 milyon insanını yitirerek II. Dünya Savaşı’nda en çok can kaybı yaşayan ülke olmuştur.

Kuzey Afrika Cephesi
 İtalya savaş öncesinde 1935’te Habeşistan’ı, 1939’da da Arnavutluk’u işgal etmişti.
 10 Haziran 1940’ta İtalya Almanya’nın yanında savaşa girmiş, 1940 sonbaharında Somali’nin İngiliz egemenliğindeki bölümünü ele geçirmiştir.
 İtalya Mısır’ı ele geçirmek için taarruza geçmişse de başarılı olamamıştır. Daha sonra Almanlar Rommel komutasında asker göndermiş ve Mihver devletleri burada Kahire’ye kadar ilerlemiştir. Ancak buradaki İngiliz direnişi başarılı olmuş, İngilizler daha sonra taarruza geçerek El-Alameyn zaferiyle sonuçlanmıştır. Bundan sonra Almanlar ve İtalyanlar Batı Çölü boyunca geri çekilmek zorunda kalmıştır.
 28 Ekim 1940’ta İtalya, Doğu Akdeniz üstünlüğünü ele geçirmek için Yunanistan’a saldırıp Ege Denizi’ne inmeyi planlamışsa da başarılı olamamıştır.

Japonya’nın Savaştığı Cepheler
 Pearl Harlbour Baskını’yla aynı gün Formoza’dan kalkan Japon uçakları Filipin Adalarına saldırmış, bu adalar daha sonra Japon birliklerince işgal edilmiştir.
 General Douglas Mac Arthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri yenilmiş ve bölgeyi boşaltmak zorunda kalmışlardır. Japonlar 1942 Mayısı’nda Filipin’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin sivili esir almışlardır.
 Japonlar saldırılarını sürdürerek ABD’den Guam ve Wake adalarını, İngiltere’den de Hong Kong’u almışlardır. Japon askerleri Tayland üzerinden hareketle Malaya’yı işgal etmiş ve yarımadanın alt bölümlerine, Singapur’a doğru ilerleyerek 1942 Şubatı’nda burayı işgal etmişlerdir.
 Daha sonra Saravak, Brunei, Borneo, Timor, Cava, Sumatra, Selebes, Yeni Britanya, Solomon Adaları, Yeni Gine’nin doğusu, Gilbert Adaları, Andaman Adası ve Aleut Adaları da Japonya’nın eline geçmiştir.
 Bu saldırılar sonucunda Japonya, Güneydoğu Asya’nın denizden ulaşımını denetleyen adaları ele geçirmiştir. Japonlar ayrıca Çinhindi ve Tayland’dan geçerek Birmanya’yı da işgal etmiş ve oradaki İngiliz birliklerini Hindistan’a çekilmek zorunda bırakmışlardır.
 Ayrıca Güney Asya’ya kurdukları üslerden Avustralya’ya da hava saldırıları düzenlemişlerdir.

ABD’nin Savaştığı Cepheler
 Başlangıçta taraflara silah satmayan ABD, savaşın Almanya lehine dönmesi üzerine tarafsızlığını bozmuş ve silah satışını serbest bırakmıştır. Alman ilerleyişi durdurulamayınca 1940’ta İngiltere’ye para ve silah yardımı da yapmıştır. 1941’de “Ödünç Verme ve Kiralama Yasası”nı çıkaran Amerika, her ülkeye yiyecek ve savaş malzemesi dâhil her türlü yardımı “bedeli savaş sonunda ödenmek şartıyla” verecekti.
 14 Ağustos 1941 tarihinde ABD ve İngiltere bir araya gelerek Atlantik Bildirisi’ni yayınlamışlardır.
 İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile o sırada henüz savaşa girmemiş olan ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt arasında, Kanada açıklarında bir savaş gemisinde yapılan görüşmeler sonucunda, 14 Ağustos 1941’de yayımlanan bildiridir. Bu maddeler daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın nüvesi olmuştur.
 7 Aralık 1941’de, Japon uçak gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Japon Amirali Soroku Yamamoto’nun planlamasıyla Hawaii’deki Pearl Harlbour’da bulunan ABD üslerini bombalamıştır. (Pearl Harlbour Baskını)
 Japonlar bombaladıkları 8 savaş gemisinden 6’sını batırmış ya da kullanılamaz hale getirmişse de üssün kendisi pek zarar görmemiştir. Uçak gemileri o anda başka yerde oldukları için bu saldırıdan kurtulmuştur.
 Bu olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941’de Japonya’ya, üç gün sonra da Almanya ve İtalya’ya savaş ilan etmiştir.

Kuzey Afrika Çıkarması
 General Dwight D. Eisenhower komutasındaki İngiliz ve ABD askerlerinden oluşan 100 bin kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir kıyılarına bir çıkarma yapmıştır. Müttefikler önce Tunus’a ilerlemiş, ancak Akdeniz üzerinden hava ve deniz yoluyla getirilen güçlü Alman birliklerince durdurulmuştur.
 1943 Ocak ayı sonunda Batı Çölü’nü geçerek Tunus’a giren Müttefik orduları zorlu çarpışmalardan sonra Mayıs 1943’te Alman ve İtalyan kuvvetlerini çökertmiştir.

İtalya Çıkarması
 Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını 1943 Temmuzu’nda Sicilya’yı işgal ederek sürdürmüştür. Sicilya’nın yitirilmesi ve İtalya’nın müttefiklerce bombalanması İtalyan diktatörü Benito Mussolini’yi savaştan çekilmeye zorlamıştır.
 Eylül başlarında İtalya teslim olmuş ve Malta’daki donanmasına el konulmuştur. Bu olay İtalya’da müttefikler ile Almanları karşı karşıya bırakmıştır.

İkinci Cephe’nin Açılması (Normandiya Çıkarması)
ö Fransa’nın kurtarılması için ABD, İngiliz ve Kanada birliklerinden oluşan Müttefik güçleri 1944 Mayısı’nda İngiltere’nin güney kıyılarında toplanmıştır. Ayrıca bu birlikleri denizin öbür kıyısına götürmek üzere 4.000 gemi ve çıkarma aracı ile bunları korumak için savaş gemilerinden oluşan bir filo da hazırlanmıştır.
ö Normandiya Çıkarması’nda Müttefik güçlerinin başkomutanı General Eisenhower’dı.
ö Almanlar, saldırının Dover Boğazı’ndan geleceğini düşünürken, çıkarma Cherbourg ile Le Havre arasında yer alan Normandiya kıyısında başlamıştır.
ö 6 Haziran’da paraşüt birlikleri, bombardıman uçakları desteğinde askerler ve tanklarla Almanları Kuzey Fransa boyunca batıya süren Müttefikler, 25 Ağustos 1944’te Paris’i kurtarmışlardır. General Eisenhower Eylül’de Fransa’daki Müttefik kuvvetlerin komutanlığına getirilmiştir.

Almanya’nın Teslim Olması
 İtalya’daki Müttefik güçler 13 Ağustos 1944’te Floransa’yı alınca, Almanlar bunun üzerine Pisa ile Rimnini arasında bir savunma hattı oluşturarak kış gelene kadar burada tutunmuşlardır.
 Nisan 1945’te Müttefikler de Po ırmağını geçerek Alp Dağları’na doğru ilerlemiştir. Berlin’e geldiklerinde ise Hitler intihar etmiş, yerini Amiral Karl Doenitz’e bırakmıştır. 2 Mayıs 1945’te Berlin teslim olmuş ve böylece Avrupa’daki savaş son bulmuştur.
S9-Japonya’nın Teslim Olması ve Savaşın Sona Ermesi
 ABD, Japonya’nın kıyı kentlerini bombaladığı sırada başkan Truman, Japonların direnişini kırma ve savaşı bir an önce bitirme gerekçesiyle atom bombası kullanmaya karar vermiştir.
 Atom bombası ABD’de gizlice geliştirilen ve yıkım gücü son derece büyük olan bir silahtı. 6 Ağustos 1945’te ABD hava kuvvetlerinin bir bombardıman uçağı Hiroşima kenti üzerine ilk atom bombasını atmıştır. 3 gün sonra, 9 Ağustos 1945’te ise gücü azaltılmış bir atom bombası da Nagazaki’ye atılmıştır.
 Bu bombalar Hiroşima’da 200 bin Nagazaki’de 80 bin sivilin ölmesine ve on binlerce kişinin yaralanmasına yol açmıştır. Öte yandan bu kentler büyük ölçüde yıkılmış, bitki örtüsü büyük zarar görmüş, atom bombasının yol açtığı radyasyonun etkisi de yıllarca sürmüştür. Radyasyon nedeniyle daha sonra sakat insanlar doğmaya veya ölmeye devam etmiştir.
 8 Ağustos’ta SSCB’nin de Japonya’ya savaş açarak Mançurya ve Kore’yi işgale başlaması üzerine, Japonya 2 Eylül’de resmen teslim olmuş ve II. Dünya Savaşı sona ermiştir.
 Hiroşima’ya “Küçük Çocuk” adlı atom bombası Enola Gay isimli uçaktan yerel saat 8.15’te atılmış, bu bombanın atılması ile 140.000 kişilik katliam gerçekleşmiştir. Oluşturduğu radyasyonun etkileri ile hayatını kaybeden insan sayısı 230.000 kişiye ulaşmış, kentin % 60’ı haritadan silinmiştir. 3 gün sonra Nagazaki’ye “Şişman Adam” isimli plütonyum bombası atılmıştır.

II. DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE BARIŞ ORTAMINI HAZIRLAYAN KONFERANSLAR

ATLANTİK BİLDİRİSİ (14 AĞUSTOS 1941) -ATLANTİC CHARTER-
 II. Dünya Savaşı sırasında, İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile o sırada henüz savaşa girmemiş olan ABD'nin Başkanı Franklin Roosevelt arasında Kanada açıklarında bir savaş gemisinde yapılan ve beş gün süren görüşmeler sonucunda 14 Ağustos 1941'de ortak bildiri yayınlandı.
 8 maddelik bu bildiri bir bakıma Wilson'un 14 noktası'na benzemektedir. Bu bildiri ile A.B.D.'nin tarafsızlık politikasını terk ettiği açıkça ortaya çıkmıştır. Bildirinin maddeleri özetle şöyledir:
 Savaştan sonra toprak kazanılmayacak
 İlgili halkın onayı anılmadan toprak değişikliği yapılmayacak,
 Uluslar kendi geleceklerini kendileri saptayacaklar (self-determination),
 Uluslararası işbirliği gerçekleştirilip geliştirilecek,
 Temel hammaddelerden eşit biçimde faydalanılacak,
 İnsanlar korku ve açlıktan kurtarılacak
 Açık denizlerde ticaret serbestliği gerçekleştirilecek,
 VIII.Mihver devletleri silahtan arındırılacak ve savaştan sonra topyekün silahsızlanmaya gidilecek.
 Bu maddeler daha sonra Birleşmiş Milletler Andlaşması'nın içine de alındı.
 Atlantik Bildirisi Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nın ilk adımını oluşturmuştur.

CASABLANCA KONFERANSI (14-24 OCAK 1943)
 14–24 Ocak 1943 tarihleri arasında Roosevelt (ABD) ile Churchill (İngiltere) arasında Casablanca’da yapılan görüşmelerdir.
 Konferans, Kuzey Afrika Cephesi’nden sonra savaşın nasıl şekillendirilmesi konusunu görüşmek üzere toplanmıştır.
Konferansta alınan başlıca kararlar şunlardır:
 Rusya üzerindeki baskıyı hafifletmek için Sicilya’ya çıkarma yapılacak ve Almanya üzerindeki baskı artırılacak,
 Almanya’nın gücü yeterince zayıflayınca Avrupa’da da bir cephe açılacak ve Almanya, Japonya ve İtalya kayıtsız şartsız teslim oluncaya kadar mücadeleye devam edilecek,
 Mihver Devletleri ile teslim olmaları dışında bir antlaşma yapılmayacak,
 Balkanlarda ikinci cephenin açılmasını mümkün kılmak için, Türkiye’nin de savaşa katılması konusunda gerekli askerî hazırlıklar yapılacak,
 Almanya, İtalya ve Japonya’nın liderleri yenilgiyi dünya kamuoyu önünde kabul edecektir.
 Mihver Devletlerin kayıtsız-şartsız teslimi konusunda konferansta alınan karar, bu devletlere hiçbir ümit ışığı bırakmaması ve savaşın uzamasına sebep olması gerekçesiyle, sonradan bazı eleştirilere neden olmuştur.

WASHİNGTON (TRİDENT) KONFERANSI (12-26 MAYIS 1943)
 Kuzey Afrika Cephesi’nin tasfiyesi üzerine alınacak yeni tedbirleri görüşmek üzere 12-26 Mayıs 1943 tarihleri arasında toplanan bu konferans, Roosevelt ile Churchill arasında olmuştur.
 Trident Konferansı olarak da bilinen bu konferansta başlıca şu kararlar alınmıştır:
 İtalya işgal edilerek savaşta saf dışı bırakılacak,
 İkinci Cephenin Fransa’da açılması işi 1944 ilkbaharında tamamlanacak,
 Barışı koruma sorumluluğu ABD, İngiltere, SSCB ve Çin’e verilecek,
 Türk hava alanlarından yararlanmak için gerekli hazırlıklar yapılacak,
 Avrupa’da bir konfederasyon kurulacak ve bu, Tuna, Balkan ve İskandinav federasyonlarını ihtiva edecek,
 Türkiye de Balkan Federasyonu’na dâhil olacak,
 İngiltere ile Rusya arasında kuvvetli bir Fransa bulunacak, ayrıca Polonyaile Çekoslovakya Sovyetlerle iyi geçineceklerdir.

QUEBEC KONFERANSI (14-24 AĞUSTOS 1943)
 Bu konferans İtalya’da Mussolini’nin düşmesi üzerine ortaya çıkan yeni durum karşısında ikinci cephe meselesini yeni bir açıdan ele almak amacıyla Churchill, İngiliz Genelkurmayı ve Amerikan Genelkurmayı arasında Quebec’te yapılmıştır.
 Konferansta Churchill, ikinci cephenin Fransa yerine Türkiye’de açılmasında çok ısrar etmiş fakat görüşünü kabul ettirememiştir.
Konferansta alınan başlıca kararlar şunlardır:
 ❆ İkinci cephe Fransa’da Normandiya kıyılarında açılacak ve bunun hazırlanması sorumluluğu da Amerika’da olacak,
 ❆ Almanya’nın bombalanmasına ve İtalya’nın işgal edilmesine kararlılıkla devam edilecektir.

MOSKOVA KONFERANSI (19-30 EKİM 1943)
 1943 yılı Ekim ayında Moskova’da Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan, Tahran Zirvesi’nin hazırlığı niteliğindeki ve II. Dünya Savaşı’nın yürütülmesinin yanısıra savaş sonrası düzen ile ilgilenen Konferanstır. Savaş sonrası düzeni için yapılan ilk toplantı olarak kabul edilmektedir. Konferans, Türkiye açısından da önem taşımaktadır. Konferansa İngiltere’den Sir Anthony Eden, ABD’den Cordell Hull, Sovyetler Birliği’nden Vyacheslav Molotov ile Çin Dışişleri Bakanı katılmıştır.
 Konferansta “Savaş sonrası düzen” için yapılan ilk toplantı olarak kabul edilmektedir.
 Türkiye açısından da büyük önem taşıyan bu konferansa İngiltere’den Sir Anthony Eden, ABD’den Cordell Hull, SSCB’den Vyacheslav Molotov ile Çin Dışişleri Bakanı katılmıştır.
Konferansta alınan başlıca kararlar şunlardır:
 Sovyetler Birliği Almanya’ya karşı nihaî zafere kadar savaşacağı konusunda güvence vermiştir.
 Sovyetler Birliği, savaştan sonra barışı sürdürebilmek için bütün devletlerin eşit haklarla katılabileceği uluslararası bir örgütü destekleyeceğini söylemiştir. (Bu karar Birleşmiş Milletlerin kurulmasına ortam hazırlamıştır.)
23
 Avusturya’nın işgale uğramış dost bir ülke olduğu ve savaştan sonra kendisiyle bir barış antlaşması yapılmasının söz konusu olmadığı konusunda anlaşmaya varılmıştır.
 Savaş suçlularının II. Dünya Savaşı sonunda oluşturulacak bir mahkemede yargılanması karara bağlanmıştır. (Nürnberg Yargılamaları)
 Konferansta kabul edilen ve yayımlanan “Kurtarılmış Avrupa Deklarasyonu” ile Almanya’da Nazizm’in İtalya’da ise Faşizmin tasfiyesi kararlaştırılmıştır.
Görüşülen Konular ve Alınan Kararlar
Z Sovyetler Birliği Almanya’ya karşı nihai zafere kadar savaşacağı konusunda güvence verdi. Daha önce böyle bir güvence yoktu ve Sovyetler Birliği’nin Almanya ile anlaşmasından korkulmaktaydı. Böylece, müttefikler arasında kuşkular silinmiş oldu.
Z Sovyetler Birliği, savaştan sonra kurulacak olan uluslararası kuruluşu destekleyeceğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı sırasında, uzunca bir süre, Milletler Cemiyeti’nin savaştan sonra faaliyet göstereceği düşünülmüştü. Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti. ABD Milletler Cemiyeti’ne üye değildi ve üye olacağı yeni bir örgütün kurulmasını istiyordu. Sovyetler Birliği ise Finlandiya’ya saldırması yüzünden Milletler Cemiyeti’nden atılmıştı. Moskova’da yeni bir uluslararası örgütün kurulması konusunda anlaşmaya varıldı.
Z Konferansta, 1938 yılında Almanya tarafından işgal edilen Avusturya’nın durumu üzerinde de duruldu. Sorun Avusturya’nın düşman mı yoksa işgale uğramış dost bir devlet olarak mı kabul edileceği noktasında düğümleniyordu. Moskova’da bu devletin işgale uğramış dost bir ülke olduğu ve savaştan sonra kendisiyle bir barış anlaşması yapılmasının söz konusu olmadığı konusunda anlaşmaya varıldı.
Z Konferansta savaş suçlularının etkin şekilde cezalandırılması konusu da ele alındı. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda da böyle bir karar alınmış, ancak, Alman Kayzeri kaçmış öteki suçlularda da bu karar etkin şekilde uygulanamamıştı. Müttefikler Moskova Konferansı’nda İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir mahkeme kurarak savaş suçlularını yargılamaya karar verdiler Buna göre, Almanya’da Nazizmin İtalya’da Faşizmin tasfiyesi kararlaştırıldı.

EDEN – MENEMENCİOĞLU GÖRÜŞMESİ
 İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Moskova Konferansı’ndan dönerken Kahire’de Türk Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu ile bir araya geldi. (5-6 Kasım 1943) Eden, Türkiye’den hava üslerini açmasını ve yıl sonuna kadar savaşa kayılmasını istedi. Alman hava kuvvetlerinin Ege’deki üstünlüğünü kırmak için İngiltere’nin Güneybatı Anadolu’daki havaalanlarına şiddetle ihtiyaç duyduğunu söyleyerek Türkiye’nin savaşa katılmasından kaynaklanacak avantajlardan bahsetti. Bu önerinin reddi halinde İngiltere’nin Türkiye’ye göndermekte olduğu yardımı keseceği uyarısında da bulundu.
 Bu istekler Dışişleri Bakanı Menemencioğlu tarafından reddedildi. Müttefiklere hava üsleri vermek ve savaşa girmek arasında hiçbir fark yoktu. Hava üsleri verildiği takdirde Almanya Türkiye’nin büyük kentlerini bombalayabilir ve Türkiye savaşa sürüklenebilirdi. Türkiye ise savaşa katılmak için hazırlıklı değildi.

KAHİRE KONFERANSI (22-26 KASIM 1943)
 II. Dünya Savaşı’ndan sonra Uzak Doğu’daki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla; Roosevelt (ABD), Churchill (İngiltere) ve Mareşal Chiang Kai-Shek (Çin) arasında Kahire’de yapılmıştır.
 Tahran Konferansı’nın ön hazırlığı anlamına gelen bu konferansta, Churchill ikinci cephenin Balkanlarda açılması fikrini savunmuşsa da bu fikir kabul görmemiştir.
 Konferansta; Uzak Doğu’daki savaşta nasıl hareket edileceği, Japonya’nın I. Dünya Savaşı’ndan sonra ele geçirdiği topraklardan çıkarılması ve Kore’nin bağımsızlığının sağlanması konuları ele alınmıştır.
 Uzak Doğu’da çıkarları olan diğer devletlerin konferansa katılmaması nedeniyle bir sonuca varılamamıştır.

TAHRAN KONFERANSI (28 KASIM-1 ARALIK 1943)
 Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılmıştır. Şifre adından dolayı konferans “Eureka” adıyla da bilinmektedir.
 Oder Nehri’ne kadarki Alman topraklarının Polonya’ya verilmesi kabul edilmiştir.
 Savaş sonrası barış düzeninin korunması için bir milletlerarası teşkilât kurulması fikri taraflarca kabul edilmekle beraber, SSCB dört büyük devlet arasına Çin’in de katılmasına itiraz etmiş fakat isteklerini kabul ettirememiştir.
 Ruslar ikinci cephenin açılmasında yine ısrar etmişler ve bu ısrarın sonucu olarak bu cephenin açılması tarihi 1 Mayıs 1944 olarak tespit edilmiştir. Churchill, ikinci cephenin Balkanlarda açılması fikrini Ruslara da kabul ettirememiştir. İkinci cephe ile ilgili olarak, Türkiye'nin de savaşa katılmasına karar verilmiştir.
 Savaş sonrası barış düzeninin korunması için bir milletlerarası teşkilat kurulması fikri bütün taraflarca kabul edilmekle beraber, Ruslar, dört büyük devlet arasına Çin'in de katılmasına yine itiraz etmişler, fakat onlar da isteklerini kabul ettirememişlerdir.
 Moskova Konferansı'nda olduğu gibi bu konferansta da Polonya meselesi söz konusu olmuştur. Ruslar Londra'daki mülteci Polonya Hükümeti'ni tanımayı yine reddetmişlerdir. Polonya'nın sınırları meselesinde ise, Oder Nehri'ne kadar olan Alman topraklarının Polonya'ya verilmesi kabul edilmiştir.
 Tahran Konferansı'nda birçok önemli meseleler de, gayri resmi toplantılarda yapılan özel konuşmaların konusunu teşkil etmiştir. Bunların çoğu da Rusya ile ilgili olmuştur. Mesela Roosevelt, Rusların Baltık, Türk Boğazları ve Pasifik'in sıcak sularına çıkma arzusunu sempati ile karşıladığını belirtmiştir. Ruslar Finlandiya'dan da toprak istekleri olduğunu da belirtmişlerdir.
 Bir yemekte Churchill, Stalin'e, savaştan sonra Rusların toprak istekleri olup olmayacağını sorduğu zaman, Stalin "Vakti geldiğinde konuşacağız" demiştir. Bu konuşmalarda ortaya çıkan ilgi çekici noktalardan biri de, Sovyetlerin Almanya'dan duyduğu derin korku idi. Bu sebeple, Almanya'nın adamakıllı ezilmesini ve parçalanmasını istiyorlardı. Buna karşılık Churchill, Almanya'nın 5 ayrı bağımsız devlete bölünmesini ileri sürmüştür.
 Yine bir yemekte Stalin, Almanya'nın tesliminden sonra 50.000 Alman subayının kurşuna dizilmesini teklif edecek kadar ileri gitmiştir. Tahran Konferansı'nın önemli sonucu zafere doğru yaklaşıldıkça müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarının da belirmeye başlamasıydı.
 Churchill durmadan ikinci cephenin Balkanlar'da açılmasını ileri sürmüştü. Çünkü Sovyetlerin Balkanlar'a girip bir daha çıkmamalarından endişe etmekteydi. Tabii bunu Ruslar da fark ettiklerinden, bu fikre karşı gelmişlerdir. Roosevelt ise, Tahran'da mümkün olduğu kadar Stalin'e kur yapmaya çalışmış ve savaştan sonra Sovyetlerle sıkı bir işbirliği yapabileceği hayaline kapılmıştı.
 İngiltere ile Amerika arasındaki bu görüş ayrılığı, savaş sonrası tasarıları bakımından Sovyetleri çok hoşnut bırakmış ve bu sebeple de Stalin, Tahran Konferansı'nda savaş sonrası için fazla bağlayıcı taahhütlere girişmekten özellikle kaçınmıştır.

DUMBARTON OAKS KONFERANSI, 21 AĞUSTOS-7 EKİM 1944
 Birleşmiş Milletler'in kuruluş ve faaliyetleri hakkındaki ön çalışmaların yapıldığı konferans. İki ayrı safhadan oluşan konferansın ilk ve önemli olan safhasına A.B.D., İngiltere ve Sovyetler Birliği katılmış, ikinci safhada Çin de yer almıştır. Konferansta Milletler Cemiyeti yerine kurulacak yeni uluslararası örgütle ilgili görüş alışverişinde bulunulup önerilerle ilgili taslak planlar hazırlanmıştır.
 Konferansta büyük güçlerin kurulmasını amaçladıkları dünya örgütünün yapısı konusunda büyük oranda anlaşmaya varılmış. Anlaşılamayan konuların çözümü (veto hakkının kullanımı, üyelik, bunalımların çözüm şekli) Yalta Konferansı'na bırakılmıştır. Dumbarton Oaks Konferansı'nda hazırlanan öneriler taslağı 1945 yılında düzenlenen San Fransisco Konferansı sonunda yayınlanan Birleşmiş Milletler Andlaşmasına birkaç değişiklik dışında temel olmuştur.

II. MOSKOVA KONFERANSI (9-20 EKİM 1944) Balkanların ve Orta Avrupa'nın durumu Churchill'in çok canını sıkıyordu. Sovyet yayılmasını önlemek için Stalin'le bir anlaşma yapmak üzere Moskova'ya gitti ve 9–20 Ekim 1944'de Stalin''le görüştü. Balkan memleketlerinin iki devlet arasında nüfuz bölgelerine ayrılışı konusunda bir anlaşmaya varmaya muvaffak oldu. Romanya, Rus, Yunanistan ve İngiliz nüfuzuna terk edildi. Yugoslavya ve Macaristan %50 İngiliz, %50 Rus nüfuzu altında olacaktı. Bulgaristan için bu oranlar, %75 Rus, %25 İngiliz idi. Bu yüzde oranlarının anlamı, kabinelere girecek ve orada temsil edilecek siyasal eğilimlerin oranlarıydı. Polonya meselesinde uzlaşma olamadı. Konferansa, Londra'daki mülteci Polonya Hükümeti'nin temsilcisi ile, Rusların nüfuzu altında bulunan Lublin Komitesi'nin temsilcileri de davet edilmişti. Londra Komitesi, Polonya kabinesine bir miktar komünistin alınmasını kabul ettiyse de, Lublin Komitesi bu oranın %50–50 olmasında ısrar edince, bir anlaşmaya varılamadı. Öte yandan, Moskova Konferansı'nda, Almanya için kurulacak Müttefik Kontrol Komisyonu'nda Fransa'ya da yer verilmesi ile Montreux Sözleşmesi'nin değiştirilmesi de kabul edildi.

YALTA KONFERANSI (4-11 ŞUBAT 1945)
b Almanya’nın çökmesinden ardından hangi bölgelerin kimin denetiminde olacağı ya da kimlerin nereleri kurtaracağı konusunda anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve “savaş sonrası dünyasını” ana çizgileriyle düzenlemek amacıyla SSCB’nin Yalta kentinde (Kırım’daki) toplanmıştır.
b Konferansa Roosevelt, Churchill ve Stalin katılmıştır.
Konferansta alınan başlıca kararlar şunlardır:
b SSCB, Almanya’nın teslim olmasından kısa bir süre sonra Japonya’ya savaş açmayı ve Uzak Doğu savaşına katılmayı kabul etmiştir.
b ❆ Almanya üç işgal bölgesine ayrılacak, fakat İngiltere ve Amerika kendi bölgelerinde Fransa’ya da bir kısım bırakacaklardı. Aynı şekilde Berlin şehri de ortak işgal altında bulunacaktı.
b SSCB, Almanya’nın 20 milyar dolar tamirat borcu ödemesini ve bunun yarısının kendilerine verilmesini; bahse konu borcun da yarısının iki yıl içinde makine, sınaî teçhizat seklinde menkul sermaye olarak, geri kalan bakiyenin de 10 yıl içinde Almanya’nın çeşitli ürünlerinden ödemesini ve Alman ağır sanayinin % 80’inin yok edilmesini teklif etmişlerdir. Ancak bu teklif ABD ve İngiltere tarafından çok ağır bulunmuş ve 20 milyar rakamı esas olmak kaydıyla ödeme şekli ileriki müzakerelere bırakılmıştır.
b Birleşmiş Milletler’in kurulması da kabul edilmiş ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin temel ilkeleri belirlenmiştir. Buna göre 1 Mart 1945’e kadar ortak düşmana savaş ilan etmiş olanların üyeliğe alınmalarına karar verilmiştir.
b Bu karar üzerine Türkiye simgesel olarak 23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiştir.
b Üç lider, bunlardan başka "Kurtulan Avrupa Hakkında Bildiri" başlığı altında, bir de bildiri yayınladılar.
b Bununla, Nazi egemenliğinden kurtulan uluslara, "Atlantik Bildirisi" esasları çerçevesinde barış için gerekli koşulları hazırlamak ve kalkınmalarını sağlamak için önlemler almak ve ulus iradesine göre hükümet kurmalarını gerçekleştirmek; Polonya'nın yeniden hayat bulmasını sağlamak ve bu amaçla "Ulusal Birlik Geçici Polonya Hükümeti" adıyla bir hükümeti kurmak; Yugoslavya'da iç birliğin sağlanarak yeni bir hükümetin oluşturulmasını gerçekleştirmek için, karar aldıklarını açıkladılar.
b Yalta'da üç lider, bunların yanı sıra, Sovyetler Birliği'nin Japonya'ya savaş açmasını ve buna karşılık Kuril adalarını almasını, Boğazlar statüsünün Sovyetler Birliği lehine değiştirilmesini ve durumun Türkiye'ye bildirilmesine karar verdiler.
b Görüldüğü gibi Müttefik Devletler, daha çok Avrupa ile ilgili olmak üzere aldıkları kararlarla, savaşı zaferle sona erdirmek ve ondan sonra da kendi düşüncelerine ve çıkarlarına göre yeni bir Avrupa statüsünü kurmak için çeşitli konularda anlaşmışlardır.
b Bu kararlar çerçevesinde Yalta Konferansından, özellikle Birleşmiş Milletler Örgütü hakkında alınan kararlardan dolayı Roosevelt memnun kaldı.
b Fakat Churchill, Sovyet Rusya'ya fazla ödün verildiği gerekçesiyle memnun değildi. Genel olarak ise, üç devletin her birinin konferanstan bekledikleri arasında büyük farklılıklar bulunduğundan, görüşmeler sırasında birçok konuda anlaşmaya varılamadı. Müttefikler arasındaki bu farklı tutum ve davranış da, savaş sırasında meydana getirilmiş olan "Büyük İttifak"ın sonunun gelmesine yol açtı. Böylece de, Müttefikler arasında işbirliği dönemi sona erdi. Bundan sonra aralarında rekabet ve mücadele dönemi başladı. Ancak, savaş daha sona ermediğinden, bir süre daha birlikte hareket ettiler.


SAN FRANCİSCO (BM) KONFERANSI (26 HAZİRAN 1945)
 Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı toplam 51 devlet temsilcisinin katıldığı bu konferans, Birleşmiş Milletler’in kurucu antlaşmasını kabul etmek ve imzalamak amacıyla toplanmıştır.
 Fransa’nın da katılımıyla ABD, İngiltere, SSCB ve Çin’e Birleşmiş Milletler’in Güvenlik Konseyi’nde daimî üyelik ve veto hakkı verilmiştir.
 BM Antlaşması’nı imzalayan 51 devletten biri Türkiye’dir. Bu yüzden Türkiye BM’nin kurucu üyesi konumundadır.
 Konferansa, Yalta Konferansı'nda varılan karar gereğince, dört "Davetçi Devlet"46 adına Amerika Birleşik Devletleri tarafından yapılan davet üzerine, 46 devlet ve bunların 1.200 temsilcisi katılmıştır. Tarafsız devletlerle, Birleşmiş Milletler üyelerinden herhangi birisiyle savaş halinde bulunan devletler konferansa davet edilmemiştir. Bundan dolayı da bu konferans, bir galip devletler konferansı niteliğini taşımıştır.
 San Fransisco Konferansı, başlangıçta bazı çevrelerce, siyasi, ekonomik ve genel dünya sorunlarını çözecek bir çeşit barış konferansı şeklinde düşünülmek istenmiştir. Ancak, uygulamada "Dumbarton Oaks Önerileri" üzerinde görüşmelerin yapıldığı ve bu konuda karara varıldığı bir yer olmuştur.
 Konferansta görüşmeler uzun ve çekişmeli geçmiştir. Bunda, kurulması öngörülen Birleşmiş Milletler Örgütü'nün yapısı, örgütte devletlerin temsil şekillerinin ve etkilerinin nasıl olacağı konularında farklı davranışlar önemli rol oynamıştır. Asıl çekişme ve çatışma da "Büyük Devletler" ile "Küçük Devletler" arasında olmuştur. Aralarına Fransa'nın da katılmasıyla sayıları beşi bulan "Büyük Devletler", örgüt üzerinde kesin üstünlük kurmak ve bunu Andlaşmaya koydurmak istemişler, diğerleri de buna karşı çıkmışlardır. Sonuçta, Genel Kurul'da devletlerin eşitliği, ancak Güvenlik Meclisi'nde Büyük Devletlerin üyeliklerinin sürekliliği ve "veto" haklarının varlığı kabul edilmiştir. Bu arada, daha konferansın ilk günlerinden itibaren Büyük Devletlerin, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyet Rusya'nın arasında önemli anlaşmazlıklar çıkmıştır. Bunlar da, bu iki büyük müttefik devletin, savaş sonu beklentileri ile savaştan sonra izleyecekleri siyasetin farklı olacağını ve birbirlerine karşı tutum alacaklarını açıkça ortaya koyan önemli ilk gelişmeler olmuştur.
 Bu devletler şunlardı: Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Sovyetler Birliği ve Çin.
 Konferansta, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyet Rusya arasında ilk anlaşmazlık, Polonya'nın temsil şekli ve konusunda ortaya çıkan bir olayla başlamıştır. Sovyetler, toplantıda kendi denetimlerinde olan Polonyalıların, Amerikalılar da geçici Polonya Hükümeti'nin Polonya'yı temsil etmesini istemişlerdir. Bu konu uzun tartışmalara yol açmış, sonuçta Amerikalıların isteği doğrultusunda bir karar kabul edilmiştir.
 Diğer bir anlaşmazlık, Konferans Başkanlığı konusu olmuştur. Başkanlığın, davet eden ülkeye, yani Amerika Birleşik Devletleri'ne verilmesi gerekirken, Sovyetler, eşitlik ilkesini öne sürerek buna karşı çıkmışlardır. Sonuçta, Başkanlığın, davet eden dört Büyük Devlet tarafından sırayla yürütülmesi üzerinde anlaşmaya varılmıştır.
 Bu arada Sovyetler, Konferansta, Yalta Konferansı kararlarına uygun olarak Ukrayna ile Beyaz Rusya'nın da egemen topluluklar şeklinde Konferansa katılmalarını istemişlerdir. Amerikalılar bu öneriyi istemeyerek de olsa kabul etmişlerdir.
 Konferansta, iki büyük devlet arasında bu çekişmeler olurken, Roosevelt'in ölmesi (12 Nisan 1945) üzerine daha yeni Başkan olan Truman, Stalin'e sert bir mesaj göndermiş ve Amerikan Dışişleri Bakanı da, San Fransisco'da Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı (Komiseri) Molotov'a, Amerika Birleşik Devletle-ri'nin Sovyetler Birliği'ne karşı yeni tutumunu şöyle açıklamıştır:"Bundan böyle Rusya'ya Amerikan yardımı, bütünüyle Amerikan milletinin düşüncesine ve duygusal durumuna bağlı olacaktır. Bu konferans, Rusya'nın, bizim yardımımıza liyakatine bir ölçü olacaktır. Roosevelt'in Rusya'yı yatıştırma politikası artık sona ermiştir. Bundan böyle ilişkilerimiz (ver, al) esası üzerinde yürüyecektir. Barış yararına hepimizin birlik halinde olmaklığımız gerekiyor. Bu bakımdan (ver, fakat alma) sistemini bundan böyle kabul etmeyeceğiz".
 Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi Amerika Birleşik Devletleri, San Fransisco Konferansı sırasında, Sovyet Rusya'ya yapmakta olduğu yardımı, Rusya'nın Konferanstaki tutumunu da ölçü alarak keseceğini, daha önemlisi Sovyet Rusya'ya karşı izlediği siyaseti değiştirdiğini açıkça belirtmiştir. Bu da, iki büyük müttefikin, bundan böyle dış siyasetlerinin farklı yönlerde gelişeceğini göstermiştir.
 San Fransisco Konferansı, bu ortamda "Dumbarton Oaks Önerileri"ni esas alarak ve bu önerileri geliştirerek, Birleşmiş Milletler Andlaşması'nı hazırlamıştır.
 Bu Andlaşma da, konferansın 26 Haziran 1945 günü yaptığı toplantıda, konferansa katılan 51 devletin48 oybirliği ile kabul edilmiştir.

POTSDAM KONFERANSI (17 TEMMUZ-2 AĞUSTOS 1945)
 17 Temmuz - 2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Almanya'nın Potsdam şehrinde yapılan konferansa verilen addır. 7 Mayıs 1945'te Almanya'nın teslim olmasından sonra, bundan önceki konferanslardan farklı olarak, savaşın nasıl bitirileceğini değil, barışın nasıl sağlanacağını konu alan Potsdam Konferansı, II. Dünya Savaşı'nın ve "Üç Büyüklerin" yaptıkları son büyük konferans oldu. Potsdam Konferansı'nda görüşülen konular şunlardır:
 Polonya Sorunu: Sovyetler Birliği, 16 Ağustos 1945'te Polonya ile yaptıkları bir antlaşma ile Polonya-SSCB sınırını Curzon Çizgisi olarak kabul ettirdiler.
 Almanya Sorunu: Almanya'daki tüm Nazi kurumlarının ortadan kaldırılmasına, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği işgal bölgelerinde ayrı ayrı demokratik rejimlerin kurulmasına, Alman savaş endüstrisinin barış ekonomisinin gereksinimlerine göre yapılandırılmasına, Tamirat borcu için herhangi bir rakam tespit edilmemesine, Sovyetler Birliği'nin, ABD, Birleşik Krallık ve Fransız işgal bölgelerinden herhangi bir tamirat borcu talep etmemesine, Barış ekonomisi için gerekli olmayan endüstriyel teçhizatın pek az bir kısmının Sovyetler Birliği'ne verilmesine, Alman donanmasının büyük bölümünün tahrip edilmesine, Savaş suçlularının yargılanmasına karar verildi
 Avusturya'nın Durumu: Avusturya ve başkenti Viyana, Almanya örneğinde olduğu gibi dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.
 İtalya'nın Durumu: İtalya'nın 1943 yılından beri demokrasi yolunda gösterdiği gelişmeler dikkate alınarak bu ülkeye barış için öncelik verilmesi ve barış hükümlerinin mümkün olduğu kadar yumuşak tutulması fikri benimsendi. Sovyetler Birliği'nin, Akdeniz ve Kızıldeniz'de bulunan İtalyan sömürgelerinden pay istekleri yönündeki talepleri ise ciddiye alınmadı.
 Sovyet uydu devletleriyle barış: Bu uydu devletler, Sovyetlerin askerî işgali altına girmiş olan ve hükümetlerinde de komünistlerin egemen olduğu Romanya, Bulgaristan ve Macaristan idi. Sovyetler Birliği, barış yapılmadan önce, ABD ve Birleşik Krallığın bu ülkelerdeki hükümetleri tanımalarını istedi. Ancak, ABD ve Birleşik Krallık ilgili ülkelerle barış yapılmadıkça, böyle bir tanımayı ve dolayısıyla Sovyet teklifini kabul etmediler.
 İspanya'nın Durumu: İspanya savaşa katılmamakla birlikte Mihver devletleri ile işbirliği yaptığı için Milletlere alınmaması görüşü benimsendi.
 İran'ın Durumu: İran'ın derhal boşaltılmasına karar verildi
 Boğazların Durumu: Sovyetler Birliği, Türkiye'nin zayıf olması fikrinden hareketle serbest geçiş için gereken garantiyi sağlayamadığını, bu sebeple Boğazların Sovyetler Birliği ile Türkiye'nin ortak kontrolü altına konulmasının uygun olacağını ileri sürdü. Kısacası, Boğazlar'dan üs talep ettiler. ABD ile Birleşik Krallık ise Sovyetlerin Boğazlar'dan tam geçiş serbestîsine taraftar idiler. Konu hakkında herhangi bir karar alınmadı ve her devletin görüşünü Türkiye'ye bildirmesi kararlaştırıldı.
 Tuna Nehri: Tuna Nehri üzerinde bulunan tüm ülkeler Sovyetler Birliği'nin askerî işgali altına girdiğinden, Tuna nehri fiilen Sovyet egemenliği ve kontrolü altına girmiş durumdaydı. Bu nedenle Tuna'da gidiş-geliş serbestîsinin sağlanması ve statünün yeniden tespitine karar verildi.

PARİS BARIŞ ANTLAŞMASI (10 ŞUBAT 1947)
o 1945 yılının sonlarında yapılan Londra ve Moskova Konferansları’nda Müttefikler arasında bazı konularda anlaşmaya varılmakla birlikte, diğer bazı konulardaki fikir ayrılıkları devam etmiş, bu nedenle de II. Dünya Savaşı’nı bitirecek barış antlaşmalarının imzalanması gecikmiştir. Müttefikler ile Almanya arasında barış antlaşması imzalanmak üzere 29 Temmuz 1946’da Paris Barış Konferansı toplanmıştır.
o Konferansta kabul edilen esaslara göre Müttefiklerle İtalya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya ve Finlandiya arasında ayrı ayrı olmak üzere 10 Şubat 1947’de Paris Barış Antlaşması imzalanmıştır.
o Müttefikler, yenilen devletlerle yaptıkları antlaşmalarla onların sınırlarını ya daraltmışlar ya da savaş öncesi durumuna getirmişlerdir. Nitekim İtalya, işgal altında bulundurduğu Meis ve Oniki Ada’yı Yunanistan’a bırakmıştır.
Sınır değişiklikleri
o İtalya, Kuzey Afrika'daki İtalyan Doğu Afrikası (Etiyopya, Eritre ve İtalyan Somaliland'ı kapsayan), İtalyan Libyası'nı kaybetti. Barışla birlikte İtalya'nın Arnavutluk üzerindeki hak iddiası ortadan kalktı. (İtalya Kralı aynı zamanda Arnavutluk Kralıydı.) İtalya, Çin Cumhuriyeti'ndeki Tianjin imtiyazlarını kaybetti.
o İtalya Istria, Fiume, Zara, Gorizia ve Pola'yı Yugoslavya'ya devretmek zorunda kaldı. Pola eyaletinin yanı sıra Trieste'nin kalanında Trieste Serbest Bölgesi oluşturuldu.
o İtalya, Yugoslavya'ya Doğu Adriyatik'teki tüm adaları devretmek zorunda kaldı.
o Oniki Adalar Yunanistan'a verildi.
o Fransa ile sınır, Tende vadisi ve La Brigue dışında, çoğunlukla ıssız Alpler kısımları Fransa'nın lehine değiştirildi.
o İtalya bu antlaşmayla, Dünya Savaşları'ndan önce ele geçirdiği toprakları bile kaybetti. (Libya ve Oniki Adalar, 1912'deki savaş sonrası yapılan Uşi Antlaşması'yla Osmanlı İmparatorluğu'ndan alınmıştı.)
o Finlandiya-Sovyetler Birliği sınırı 1 Ocak 1941 sınırlarına göre restore edildi. (eski Petsamo ili hariç, Finlandiya'nın Kış Savaşı'ndan sonraki toprak kayıpları kabul edildi.)
o Macaristan'ın sınırları savaş öncesi şekline getirildi. (Macaristan'ın, Çekoslovakya ve Romanya'dan aldığı kazançlar iptal, geçersiz ve hükümsüz ilan edildi) Bratislava'nın güneyindeki 3 köy hariç Çekoslovakya'ya verildi.
o Romanya sınırı 1 Ocak 1941 sınırlarına göre yeniden düzenlendi.Macaristan sınırı hariç savaş öncesi sınırlara geri dönüldü.
o Romanya 1940 Craiova Antlaşması ile topraklarına kattığı Dobruca'yı Bulgaristan'a, Kuzey Bukovina ve Besarabya'yı da Sovyetler Birliği'ne bırakmak zorunda kaldı.
o Bulgaristan, II. Dünya Savaşı sonrasında toprak kazanan tek Mihver devleti oldu. Sınırları, 1 Ocak 1941 sınırlarına göre yeniden düzenlendi.


Yorumlar - Yorum Yaz
TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası