BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

Üyelik Girişi
MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası

HZ.EBUBEKİR DÖNEMİ

HZ. MUHAMMED’DEN (S.A.V) SONRA DEVLET İDARESİ

   Hz. Peygamberden sonra devlet idaresi; “raşit halifeler” denilen Hz. Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali’nin halifelik yönetimi ile devam etmiştir. Her bir halifenin göreve gelmesi, İslam’ın koyduğu ölçüler içinde gerçekleşmiştir. Şura ve biat, seçim sisteminin temel ilkeleri olmuştur.

   Hulafa-i Raşidin Dönemi’nde devlet idaresi, Hz. Peygamber’in yönetim anlayışı üzere devam etmiştir.

   Hz. Ali’nin şehadeti sonrası oğlu Hz. Hasan halife seçildi. Ancak Hz. Hasan, Muaviye’nin muhalefetine dayanamayarak, yapılan anlaşma ile halifelikten onun lehine çekildi. Hatta bu yıl İslam tarihinde “âmu’lcemaa” (birlik yılı) olarak bilinmektedir. Ancak Hz. Muaviye vefat etmeden önce, kendi yerine oğlu Yezid’i veliaht tayin ederek şura sistemini terk etti ve saltanat sistemini getirdi. Bundan sonraki İslam devletleri saltanat sistemiyle idare edilmiş olacaktır.

Uyarı: İslam tarihinde devlet başkanlarının göreve getirilmesi “ehlu’l-hal ve’l-akd” (devlet başkanını secmek ve gerektiğinde azletmekle yetkili heyet) denilen bir heyete verilmiştir.

 HZ. EBUBEKİR DÖNEMİ(632-634)

 1- İç Karışıklıkların Önlenmesi

  • Hz. Peygamber’in vefatıyla Müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı. Hz. Ebu Bekir Peygamberin defin hazırlıklarının yapıldığı hassas bir dönemde halife seçildi. Göreve başlar başlamaz Üsame ordusunun gönderilmesi, Ridde Olayları ve yalancı peygamberler gibi birçok problemle karşılaştı. Bu problemleri ileri görüşlülüğü, istişareye önem vermesi ve cesareti sayesinde Müslümanların birliğini koruyarak çözmeyi başardı.
  • Zeyd bin Harise ve arkadaşları Şam dolaylarında bulunan Mute’de şehit edilmişti.
  • Hz. Peygamber, vefatından hemen önce bu bölgeye gönderilmek üzere Üsame’nin komutasında bir ordu hazırlatmıştı. Vefatı sonrası bu ordunun gönderilip gönderilmemesi tartışma konusu oldu. Hz. Ebu Bekir, Peygamber’in görevlendirdiği bir orduyu alıkoyamayacağını ifade ederek sefer emri verdi. İki buçuk ay kadar süren bu seferde ordu, Suriye
    bölgesinde, bugünkü Akabe Körfezi’nin doğu kesimlerine kadar ilerledi. Bu bölgelerdeki Müslümanları, isyan ve irtidat edenlere karşı koyma hususunda cesaretlendirdi. İrtidat eden ve asi olan bazı kabileleri de tekrar hâkimiyet altına alarak Medine’ye döndü.
  • Hz. Ebu Bekir, Medine çevresindeki kabilelere haber göndererek dinden dönenlerle mücadele etmek üzere toplanmalarını emretti. Bu kabileler de hemen halifenin ordusuna katıldılar. Hz. Ebu Bekir’in ordu komutanlığına tayin ettiği Halit bin Velid, önce peygamberlik iddiasında bulunan Tuleyha bin Huveylit’in üzerine yürüdü.
  • O, Hz. Peygamber’in sağlığında peygamberlik iddiasında bulunarak isyana kalkışmıştı. Halit bin Velid ile Tuleyha arasında şiddetli çarpışmalar oldu. Bu mücadelede Müslümanlar galip geldi.Tuleyha tekrar İslam’a girdiğini açıkladı.
  • Halit bin Velid, daha sonra Malik bin Nüveyre ve kavmi üzerine yönelerek Malik’i öldürdü. Malik, Hz. Peygamber tarafından reisi bulunduğu Beni Hanzala kabilesine zekât memuru
    olarak gönderilmişti.
  • Peygamber’in vefatından sonra zekâtları kavmine
    iade edip Secah’a tabi olmuştu. Peygamberlik iddiasında bulunanlardan
    biri de Temim kabilesinden Secah isminde bir kâhine kadındı. Önce
    peygamberlik iddia etmeye başladı. Sonra bu iddiasından vazgeçip Müseyleme’nin yanına gitti.
  • Yalancı peygamberlerden bir diğeri de Müseylemetü’l-Kezzabdır. O, Hz. Peygamber zamanında Müslüman olmuştu. Yurduna dönünce İslam’dan çıkmış, peygamber olduğunu iddia etmeye başlamış ve Hz.Peygamber’in, tekrar İslam’a dönmesi hususundaki davetini reddetmişti. Hz. Peygamber’in vefatından sonra da bu tutumunu sürdürmesi üzerine Halit bin Velid, Hz. Ebu Bekir’in emriyle Müseylemetü’l-Kezzab üzerine bir sefer düzenledi. İki ordu arasında çok şiddetli bir çarpışma oldu. Ordusu mağlup olan Müseyleme bu savaşta öldürüldü. Aynı orduda bulunan Secah da yakalandı ve bir müddet sonra Müslüman oldu.
  • Hz. Peygamber’in vefatından sonra Yemen’de çıkan isyan, Hz. Ebu Bekir tarafından bastırıldı. Bu arada Hadramevt, Mehre, Umman ve Bahreyn’deki isyanlar da başarılı bir şekilde önlendi.
  • Hz. Ebu Bekir, dinden dönme hareketlerini bastırdıktan sonra Irak ve Suriye bölgelerindeki fetihlere başladı. Halife, halkının çoğunluğu Arap olan İran egemenliğindeki Irak ile Bizans hâkimiyeti altındaki Suriye’ye İslam’ın mesajını ulaştırmak istiyordu. Bu amaçla ilk fetih ordularını bu bölgelere sevk etti.
  • Halife, Halit bin Velid’i lrak cephesi komutanlığına tayin etti. O, önce Yemame’ye sonra da Irak’a hareket etti. Bölgede bulunan çok sayıda yerleşim merkezini fethetti. Sonra Kûfe’nin güneyinde bulunan
    ve halkının çoğu Hristiyanlardan oluşan Hire’ye ulaştı. Buranın halkı ile cizye vermeleri şartıyla anlaşma yaptı (633).
  • Halit bin Velid, Fırat’ın doğusuna geçerek aynı yönde kuzeye doğru ilerledi ve kısa süre içinde, Basra Körfezi’nden Fırat Nehri’ne kadar uzanan topraklar Müslümanların hakimiyetine girdi.
  • Hz. Ebu Bekir, Halit bin Velid’i Irak’ın fethiyle görevlendirdikten sonra (633), Suriye’ye de bir ordu göndermeye karar verdi. Üçer bin kişilik dört ayrı ordu hazırlayarak Suriye bölgesine gönderdi. Daha sonra Medine’den katılan birliklerle bu orduları destekledi.
  • Amr bin As, Filistin’e varınca Hz. Ebu Bekir’e bir mektup yazarak ondan yardım istedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, Halit bin Velid’e Suriye tarafına gitmesini emretti. Suriye’de diğer komutanlarla birleşen Halit, komutayı ele aldı. Aynı yıl içinde Busra şehrini teslim aldı.
  • Müslümanların bu ilerleyişini endişeyle takip eden Bizans İmparatoru Herakliyus büyük bir ordu hazırladı. Müslümanlar ile Bizans ordusu arasında Ecnadeyn’de meydana gelen savaşı Müslümanlar kazandı
    (634). İslam ordusunun bu zaferiyle Filistin kapıları Müslümanlara açılmış oldu.

2- Fetih Hareketleri

  • Hz. Ebubekir Arabistan'da siyasal ve dinsel karışıklıkları önledikten sonra fetih hareketlerine önem verdi.
  • Bu sırada İran ve Irak Sasani Devleti'nin, Suriye, Filistin ve Mısır Bizans imparatorluğu'nun elinde bulunuyordu. Bunlardan Sasani Devleti çöküş dönemindeydi. İslam orduları Irak'a girerek Arabistan dışındaki ilk fetih hareketlerini başlattılar ve Dicle nehrine kadar ilerlediler.
  • Diğer yandan Suriye üzerine gönderilen ordu Yermük Savaşı'nda büyük bir Bizans ordusunu yendi (634). Böylece Suriye'nin fethedilmesinde önemli bir adım atılmıştır.
  • Ebubekir zamanında Suriye’ye gönderilen ordu Yermük Savaşı’nı kazanmış böylece Suriye’nin fetih için önemli bir adım atılmıştır. Hz. Ebubekir Suriye fetihine önem vermiş ve 634’da Ecnadin Savaşı’yla Suriye tamamen fethedilmiştir. Suriye’nin fetih sonucunda Müslümanlar ilk kez Anadolu sınırlarına kadar ilerlemişlerdir.
3- Kur'an-ı Kerim'in Kitap Haline Getirilmesi
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sas) okur-yazar değildi, 'ümmi' idi; bir ayet veya sure nâzil olunca derhal onu vahiy kâtiplerine okur, kâtipler de onu ezberlerler ve yazı yazılacak şeylere yazarlardı.
  • Hz. Peygamber (sas) hayatta iken Kur'ân'ı n sayfalarını bir araya getirmek mümkün olmadı; belki de buna gerek kalmadı. Ayrıca, ilahi vahy Hz. Peygamber (sas)'e vefatına kadar gelmeye devam etti. Vahy tamamlanmadan Kur'ân sayfalar ı biraraya getirilemezdi. Hz. Ebubekir'in hilafeti sırasında cereyan eden Yemâme savaşında, çok sayıda kurrâ, hafız şehid oldu; bu durum Hz. Ömer ve benzeri sahabileri endi şeye sevketti. Halifeyi bu konuda uyardılar ve Hz. Ebubekir de, Zeyd b. Sabit'in başkanlığındaki bir heyeti Kur'ân sayfalarını toplamakla görevlendirdi.
  • Zeyd bin Sabit başkanlığında oluşturulan heyet uzun çalışmalar sonunda Kur'an ayetlerini Hz. Muhammed'in en son okuduğu sıraya göre kitap haline getirmiştir. Böylece Kur'an-ı Kerim'in ve İslam dininin aslının bozulması kesin olarak önlenmiştir.
  • Zeyd, halife Hz. Ebubekir'e teslim etti. Hz. Ebubekir, bu mukaddes emaneti, ölümünden önce, kendisinden sonra yerine geçecek Hz. Ömer'e bıraktı. Hz. Ömer de, kendisinden sonra yerine kimin geçeceği belli olmadığından, onu kızı ve Hz. Peygamber'in zevcelerinden biri olan Hz. Hafsa'ya teslim etti.
  • İşte Hz. Hafsa'ya intikal eden bu Kur'ân nüshası, Azerbeycan ve Ermenistan'ın fethine çıkan Iraklı ve Suriye'li askerler arasındaki kıraat ihtilaflarının ortaya çıkması üzerine Hz. Osman devrinde, yine Zeyd b. Sabit'in başkanlığında, Abdullah b. Zübeyr, Said b.el-As ve Abdurrahman b.el-Haris gibi kişilerden oluş an bir komisyon tarafından, Kurey ş lehçesi esas alınarak, istinsah edildi; çoğaltılan Kur'ân nüshaları Mekke, Medine, Kufe, Basra ve Dımışık'a birer tane gönderildi, ana Nusha tekrar Hz. Hafsa'ya iade edildi. Çoğaltılan bu resmi' nüshalar dışında Kur'ân metnini ihtiva eden bütün sayfaların yakılması emrolundu.

YERMÜK VE ECNADEYN SAVAŞLARI HZ.EBUBEKİR DÖNEMİNDEDİR

   Hz. Ebû Bekir, 12. yılın sonunda (Şubat 634) veya 13. yılın başında (Mart 634) hacdan döndükten sonra Medine’de toplanmış bulunan gönüllülerden oluşan orduyu, üç defa teşebbüs edildiği halde bir sonuç alınamayan Suriye ve Filistin’in fethine memur etti. Kumandanlardan Amr b. Âs’ı Filistin’in, Şürahbîl b. Hasene’yi Ürdün’ün, Yezîd b. Ebû Süfyân ile Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ı da Suriye’nin fethiyle görevlendirdi. Başlangıçta her biri 3000 kişiden oluşan bu üç ordu, daha sonra gönderilen takviye birlikleriyle 7500’er kişilik askerî güce ulaştılar.

   Amr b. Âs Eyle üzerinden Güney Filistin’e, diğer kumandanlar ise Tebük-Maan yoluyla Ürdün ve Suriye istikametine sevkedildiler. Yezîd b. Ebû Süfyân, Ölüdeniz’in güneyinde Vâdilarabe’de Sergios kumandasındaki Bizans ordusunu mağlûp etti. Kaçan kuvvetler daha sonra toplandıkları yerde ikinci defa bozguna uğratıldı. Sergios bu mücadeleler sırasında hayatını kaybetti. Amr b. Âs ise kısa sürede Güney Filistin’i fethederek Gamrülarabât’a indi. Müslüman Araplar’ın bu âni hücumları ve başarılı sonuçlar almaları üzerine Bizans İmparatoru Herakleios, kardeşi Theodoros kumandasındaki 80.000 kişilik bir orduyu harekete geçirdi. Bizans kuvvetleri Kuzey Filistin’e kadar ilerleyerek Cillik mevkiinde karargâh kurdular. Bu orduya mukavemet edemeyeceğini anlayan Amr b. Âs halifeden yardım istedi. Bunun üzerine Ebû Bekir Hîre’de bulunan Hâlid b. Velîd’e haber göndererek süratle Suriye’deki ordunun yardımına gitmesini emretti.

   Hâlid b. Velîd, uzun ve yorucu bir çöl yolculuğundan sonra yanındaki 700 kişilik birlikle Dımaşk’ın güneyinde yer alan Mercirâhit’e vardı. Buradaki Bizans birliklerini yenilgiye uğrattıktan sonra (18 Safer 13 / 23 Nisan 634) güneye yönelerek Busrâ’da bulunan Ebû Ubeyde, Şürahbîl ve Yezîd ile buluştu. Kısa bir kuşatmadan sonra Busrâ barış yoluyla ele geçirildi.

   Hâlid b. Velîd’in kumandası altında birleşen İslâm ordusu kuzeye doğru ilerlemeye başladı. İki ordu Kudüs’ün batısında Remle ile Beytülcibrîn arasındaki Ecnâdeyn mevkiinde karşı karşıya geldi. Hâlid b. Velîd İslâm ordusunun merkez kuvvetlerine Ebû Ubeyde’yi, sağ kanada Muâz b. Cebel’i, sol kanada Saîd b. Âmir’i, süvari kuvvetlerine de Saîd b. Zeyd’i kumandan tayin etti. Müslümanlar devrin en güçlü devletinin düzenli, iyi eğitilmiş ve Sâsânîler’e karşı kazandığı zaferlerle morali yükselmiş ordusuyla savaşmak durumundaydı. İslâm ordusunun en az iki katı olan Bizans kuvvetleri ayrıca silâh ve teçhizat bakımından da çok üstündü. Ancak savaş müslümanların kesin zaferiyle sonuçlandı (28 Cemâziyelevvel 13 / 30 Temmuz 634). Bu muharebede 3000 düşman askeri öldürüldü; müslümanlar ise sadece on dört şehid verdiler. Başkumandan Hâlid muharebenin neticesini bir mektupla Hz. Ebû Bekir’e bildirdi. Öte yandan Bizans İmparatoru Herakleios çok korkmuş ve endişeye kapılıp Humus’tan Antakya’ya kaçmıştır.
   Ecnâdeyn Savaşı ile Filistin ve Suriye’nin kapıları müslümanlara açılmış, iki yıl sonra kazanılan Yermük zaferiyle de bölgenin fethi tamamlanmıştır.




ALINTIDIR...


Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
TARİH VİDEOLARI