BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

Üyelik Girişi
MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
T.C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK

CAHİLİYE DEVRİ

İSLAM ÖNCESİ ARAP TOPLUMUNDA SOSYAL DURUM

 

Toplumsal Yapı

Vahalarda yaşayan yerleşiklerle (hadari), Kırsal kesimde yaşayan göçebeler (bedevi) denmektedir.

"Arab-ı Baide" İslam'dan önceki asırlarda yaşamış olup, nesilleri tükenmiş ve diğer kabilelere karışarak isimleri unutulmuş olan Arap kabileleridir.

"Arab-ı Bakıye" İslam'ın doğuşu sırasında hâlâ soyları devam eden ve yarımada halkını teşkil eden arap kabilelerine verilen isim.

İlaç Bilgi

-İlmü’l-enva: Astronomi/astroloji ve meteoroloji karışımı ilkel halk bilgisi olarak adlandırılır.

-Eyyamü’l-Arab: Orta Arabistan’ın İslam öncesi tarihinde, “Eyyamü’l-Arab” denen ve geleneklerle kurulmuş kanun ve kuralları bulunan kabile içi savaşlar önemli bir yer tutmuştur. Bazen yıllarca devam eden bu savaşların en meşhurları arasında Besûs, Dâhis ve Ficâr zikredilebilir.

Siyasi ve İdari Yapı

Mekke'nin yegâne hükümet teşkilatı, muhtelif oymakların başları ve ileri gelenleri tarafından oluşturulan ve "Mele" adıyla bilinen meclis olup, bu meclisin yürütme yetkisi yoktu. Meseleleri müzakere eden Mele'de oy birliği ile alınan kararlar etkili kabul edilir; onun dışında her oymağa bağımsız olma hakkı verilirdi. Basit bir siyasi teşkilatı olan bu yapıda otorite, şeyh, reis, emir, rab, seyyid gibi isimlerle anılan kabile reisinde toplanırdı.

 

İslam'ın doğduğu yıllarda devlet görevleri,

Sidane (Kâbe'nin yöneticiliği, kapıcılığı ve perdedarlığı),

Sikaye (hacılara su bulma ve dağıtma),

Rifade (fakir hacılara yemek dağıtma),

Ukab (savaşta bayraktarlık),

Kıyade (kumandanlık),

İşnak (borçları ve para cezalarını tespit, ödeme ve ödettirme mercii),

Kubbe (savaş techizat ve mühimmatının konulduğu çadır),

Einne (savaş atlarının dizginlenip, sevk ve idaresi),

Sefaret (elçilik),

İsar (özellikle yolculuk ve savaş gibi önemli konularda alınacak kararlarda yardımcı olmak üzere şans ve kura yöntemi),

Hükümet (davalara bakma),

Mahcere malları (Kâbe'deki putlara bağışlanan para ve mücevheratın idaresi),

İmare (Kâbe çevresindeki sükûnet ve edebi tesisle görevli birim),

Nedve ve Meşveret (danışma meclisi) gibi hizmet alanlarını içine almaktaydı.

 

Arap Toıplumunda Panayırlar

Birçok bölgeden hac maksadıyla Mekke’ye gelen ve hac mevsiminde kurulan Ukâz, Zülmecaz, Mina, Dumetü’l-Cendel, Muşakkar, Suhâr, Debâ, Aden, San’a gibi büyük panayırları ziyaret eden insanlar, bu sayede şiir ve hitabet yarışmalarının düzenlendiği ve birinci gelen eserlerin altın suyu ile yazılıp Kâbe duvarına asılarak ödüllendirildiği Arap kültür muhitini teneffüs imkanı bulmuşlardır.

 

İSLÂMİYET'İN DOĞUŞU ÖNCESİ ARAP YARIMADASI


1. Güney Arabistan Devletleri

A-Main Devleti (M.Ö. 1200 - 650):

Yemen'de kurulan üç büyük devletten biridir. Başkenti, Main kentidir. Maîn Krallığı m.ö. 1400-650 yılları arasında Yemen’de hüküm sürdü.

B-Saba Devleti (M.Ö. 950 - 115):

Main Devleti'nin yıkılışından sonra Yemen'e, Sabalılar egemen olmuşlardır. Başkentleri Ma'rib kentidir.

C-Himyerî Devleti (M.Ö. 115 - M.S. 525):

Saba Devleti'nin yıkılışı ile güç kazandılar. Arapların Kahtânîler koluna mensup olan Himyerîler kısa zamanda bütün Yemen’i ele geçirdiler. Devletin başkenti Reydân daha sonra Zafâr adıyla meşhur oldu.


2. Kuzey Arabistan Devletleri

A-Nabatîler :

Nabatîler, Arabistan'ın kuzeybatısında M.Ö. 4.yy.da kurulmuştur. Başkenti Petra kentidir.

B-Gassaniler :

Yemen kökenli olup, Suriye'ye yerleşmişler ve Hıristiyanlaşmışlardır. Başkentleri Şam'dır. Kasrü’l-Müflettâ ve Kasrü’l-Ebyaz saraylarının harabeleri günümüze ulaşmıştır.

C-Lahmiler-Hire Arap Krallığı :

Irak'taki Hire kenti çevresine yerleşmişlerdir. Bu devletler ekonomik kaynaklarının yetersizliğinden dolayı kuvvetli bir devlet olamamışlardır.

D-Tedmür Devleti:

Kuzey Arabistan devletlerinin ikincisi Tedmür Krallığı’dır.

E-Kinde Devleti:

Kuzey ve Orta Arabistan’da hüküm süren Kindelilerin genellikle Kahtânîlerden oldukları yaygın kanaattir. Sürekli bir yerde oturmamalarından dolayı Kahtânî ve Adnânî Arapların bir karışımı olarak da kabul edilirler.

 

Cahiliye Dönemi Din ve İnanış

İslamiyet'ten önce, Arapların büyük çoğunluğu puta tapıcıydı. Her kabilenin kendine özgü putu bulunurdu. Kâbe, Araplarca kutsal sayılırdı. Burada Arap kabilelerinin putları bulunurdu. En önemli putları "Hübel-Lat-Menat-Uzza"dır. Araplar putları ziyaret için Kâbe’ye gelirler ve kurban keserlerdi. Ziyaret zamanlarında kabileler arası çatışmalar yapılmazdı. Bu nedenle bu zamana "Haram Ayları" denilmiştir.  Puta tapıcılık yanında, Mecusilik (Zerdüştlük), Musevilik, Hristiyanlık gibi dinler de yaygındı. Ayrıca Hz.İbrahim'in dinine inananlar da vardı. Bunlara " Hanif " denilmiştir.

 

Cahiliye Dönemi Dil ve Edebiyat

İslamiyet öncesi Araplar arasında hitabet ve şiir sanatları gelişmişti. Kâbe’yi ziyaret zamanlarında şairler yazmış oldukları şiirleri Suk-ul Ukaz panayırında okurlardı. Düzenlenen şiir yarışmalarında kazanan eserler, Kâbe’nin duvarlarına asılırdı. Bunlara Muallakat-ı Seb'a (Yedi Askı) denilirdi. En önemli şairleri İmr’ül-Kays’tı. Şairler en güzel şiirlerini burada okurdu. Câhiliye döneminin meşhur yedi (veya on) şairine ait bu şiirler ‘el-Muallâkâtü’s-seb’a’ (Yedi Ask›) adıyla bilinir.

 

Fil Vakası

Hz. Muhammed’in doğduğu yıl gerçekleşen ve o yıla fil yılı adını veren olay ve Habeşistan Kralı Necâşi Ashame'nin ve de Yemen'e hükümdar tâyin ettiği Ebrehe b. Sabbah el-Eşrem'in kabeyi yıkma girişimini konu alır.

 
Bazı Önemli Kavramlar

Dârünnedve

Kureyş kabilesinin önemli meseleleri görüşüp karara bağladığı toplantı yeridir. Dârünnedve ilk defa Kusay tarafından oluşturuldu. Emevî ve ilk Abbasî halifeleri döneminde misafirhane olarak kullanılan Dârünnedve 897 yılında sütunlar eklenerek Mescid-i Haram’a katıldı. Bugün Dârünnedve’nin yerinde müezzin mahfili bulunmaktadır.

Rifâde

Sözlükte ‘yard›m etmek, desteklemek’ gibi anlamlara gelen rifâde, İslâm’dan önce hac günlerinde Kâbe’yi ziyaret için gelenlerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması ve ağırlanması demektir.

Sikâye

Sözlükte ‘sulamak, su kabı, sulama yeri, suculuk’ gibi anlamlara gelen sikâye, terim olarak Mekkelilerin ve hac günlerinde Kâbe’yi ziyaret için gelenlerin su ihtiyaçlarının karşılanması görevi demektir.

Kıyâde

Sözlükte ‘reislik, önderlik ve kumandanlık’ gibi anlamlara gelenmektedir. Câhiliye döneminde Mekke’de ordu kumandanlığı ve kafile başkanlığını ifade etmek için kullanılmıştır.

1. Güney Arabistan Devletleri
Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
TARİH VİDEOLARI
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası