BABA TARİHÇİ

abdullahhoca.com YENİ NESİL TARİH ANLATIMI

Üyelik Girişi
MEKANLAR-YOLLAR-GÖÇLER TARİHİ
OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
abdullahhoca

SİTEMİZE GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİYE TEŞEKKÜRLER...
TARİH BİZDEN ÖĞRENİLİR.
Site Haritası

ABBASİLER

ABBASİLER (750 - 1258)

Abbasi Devleti'ni kuranlar Hz. Peygamberin amcası Hz. Abbas'ın soyundan geldikleri için bu devlete Abbasiler denilmiştir.

abbasiler ile ilgili görsel sonucu

Abbasilerin Kuruluş Devri

Abbasiler bu dönemde;

  • Çıkan isyanları bastırarak Endülüs (ispanya) hariç bütün İslam dünyasını bir yönetim altında toplamışlardır. Halife Mansur Bağdat şehrini kurarak devlet merkezini buraya taşıdı. Böylece İslam dünyasında Suriye'nin önemi azalmış, Irak'ın önemi artmıştır.
  • İran kökenli yöneticileri üst düzey görevlere getirdiler. İran’ın etkisiyle yeni yönetim kurumları oluşturdular. Bunların en önemlisi "vezirlik" kurumudur.
  • Eski Hint, Yunan ve Helenistik eserler Arapça'ya ter-cüme edilmiş ve medreselerde okutulmuştur.
  • Böylece İslam dünyasında Batı kültürünün etkisi artmıştır.

Abbasilerin Yükselme Devri

  • Harun Reşid ve çocuklarının dönemi Abbasilerin en parlak dönemi olmuştur.

Bu dönemde;

  • Bizans üzerine yapılan seferlere önem verilmiş, Bizans sınırındaki şehirler "avasım" adı verilen bir eyalette birleştirilmiştir. Bu şehirlere özellikle Türkler yerleştirilerek Bizans saldırılarına karşı güvenlik sağlanmıştır.
  • Bağdat'ta Beyt-ül Hikme (üniversite) kurulmuş, bu sayede Bağdat bilim ve kültür merkezi olmuştur.
  • Mu'tasım zamanında Abbasi ordusunda Türklerin ağırlığı iyice artmıştır. Mu'tasım Türklerin savaşçılık özelliklerini koruyabilmeleri için Araplarla karışmalarını önlemek amacıyla Bağdat yakınlarında sadece Türklerin yaşadığı Samerra şehrini kurmuştur.

Abbasi Devleti’nin Dağılması

  • Abbasiler Mu'tasım'dan sonra güçlerini kaybettiler. Devlet yönetiminde güç kazanan Türk komutanlar Abbasi ailesinden istediklerini halife yapmaya, istediklerini halifelikten azletmeye başladılar.
  • işte bu dönemde merkeze uzak eyaletlerde şeklen Abbasi halifesine bağlı tavaif-i müluk adı verilen küçük devletçikler kurulmaya başlandı.
  • Bunların en önemlileri Tolunoğulları, Akşitler, Ağlebiler, Fatımiler, Büveyhoğulları, Samanoğulları devletleridir.
  • Abbasi halifeleri 945 yılında Büveyhoğullarının Bağ-dat'ı ele geçirmesinden sonra siyasal ve askeri güçlerini tamamen kaybettiler.
  • Şiiler, Hariciler, bazı valiler, kendi bölgelerinde güçlü ve etkili olan bazı aileler, merkezî yönetimin güçsüzlüğünden yararlanarak özellikle uzak bölgelerde bağımsız ya da yarı bağımsız devletler oluşturma yoluna gitmişlerdir.
  • VIII. yüzyıl sonlarına doğru Abbasilerin artık yeterince kontrol edemedikleri Kuzey Afrika topraklarında Hariciler, 777’de Cezayir’de Rüstemiler Devleti’ni, ehlibeyt taraftarları ise 788’de Fas’ta İdrisiler Devleti’ni kurdular.

UYARI

  • Abbasiler 1055 yılında Selçukluların Büveyhoğullarını ortadan kaldırmasından sonra Selçukluların himayesinde İslam dünyasının dini lideri olarak saygı gördü/er.
  • Abbasi Devleti 1258 yılında Ön Asya'yı işgal eden Moğollar tarafından yıkıldı.
  • Mısır'a kaçan Abbasi ailesinin üyeleri Memlukların himayesinde halifeliği devam ettirdiler.
  • Bu durum Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethetme-sine kadar sürmüştür.

 

ABBASİLER SONRASI BAZI DEVLETLER

Ağlebiler (800- 909):

  • Tunus’a vali olarak atanan İbrahim bin Ağlep et-Temimi tarafından kuruldu. Temimi, Kayrevan’ı merkez yaparak Trablusgarp, Fas ve Cezayir’e hâkim oldu.
  • Ağlebiler, tersaneler kurup fetihler yaptılar. Sicilya’yı ve İtalya’nın bazı bölgelerini aldılar. Sonra da Fatımiler Devleti’ne yenilip yıkıldılar.

Tolunoğulları (868- 905):

  • Bir Türk komutanının oğlu olan Ahmet, Mısır’da vali olduğu zaman bağımsızlığını ilan etti. Sonra Abbasilerle anlaşarak haraç ödeyip 37 yıl süren bir devlet kurdu.

İhşidiler (935-969):

  • Muhammed binTuğç tarafından Mısır’da kurulan bir aile devletidir. Halife Razi tarafından vali olarak atanan Muhammed, Suriye ve Mısır’a hâkim oldu.

Tahiriler (821-875):

  • Horasan Valisi Abdullah bin Tahir tarafından İran’da kurulan bir Şii devletidir. Yakup bin Leys, bölgeyi işgal edince saltanatları sona erdi.

Saffariler (870-1163):

  • Yakup bin Leys es-Saffar adında bir Harici, Sistan’da bu devleti kurdu. Herat, Belh ve Kabil’i de alarak otuz üç yıl hüküm sürdü. Kalaycılık yaptığından dolayı saffar ismini almıştır.

Samaniler (874-999):

  • Fergana Valisi İsmail bin Ahmet tarafından kurulan bu devlet zamanla genişleyerek bir asırdan fazla hüküm sürdü. Samani ailesi, Me’mun zamanından beri itibarlıydı.
  • Horasan ve İran’daki hizmetlerinin yanı sıra İslam’ın Türkistan’da yayılmasına ve Karahanlıların Müslüman olmalarına büyük katkıları oldu.
  • 10. yüzyılda, Abbasi toprakları üzerinde yönetimi iyice zayıflatan iki önemli devlet daha ortaya çıktı. Bunların biri Büveyhiler (932-1062), diğeri ise Fatımiler’di (909-1171). Her iki devlet de Şiiler tarafından kurulmuştur.

Büveyhiler (932-1062)

  • Köken itibarıyla İranlı olan Ebu Suça Büveyh tarafından 932’ de kuruldu. İran’da egemenliklerini kurduktan sonra 945 yılında Abbasi halifesinin bulunduğu Bağdat’ı işgal ettiler.
  • Halife Müstekfi, Ahmet Büveyhi’yi emirü’l-ümera olarak atadı. Bundan sonra bir asrı aşkın bir süre Abbasi yönetiminde etkili oldular. Abbasi halifelerini tamamen kendi kontrolleri altına aldılar.
  • Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1055 yılında Bağdat’a girip Büveyhilerin iktidarına son verdi. Böylece Abbasi hanedanını da Büveyhilerden kurtardı. İran’daki Büveyhiler ise yedi sene daha iktidarını sürdürdü.

Fatımiler’di (909-1171)

  • Şii imamlarından Ubeydullah Mehdi tarafından 909 yılında Kuzey Afrika’da kuruldu. Devleti kuranlar, Hz. Fatıma yoluyla Hz. Peygamberin soyundan geldiklerini söyleyerek yeni devlete Fatımiler adını verdiler.
  • Ağlebileri ve İdrisileri mağlup edip Kuzey Afrika’ya hâkim oldular. Abbasiler gibi Fatımiler de İslam dünyasına hâkim olmak istiyorlardı. Bu amaçla bir taraftan Mağrip ve Endülüs üzerinde egemenlik kurmaya çalıştılar.
  • Endülüs Emevi Devleti’yle deniz savaşları yaptılar, diğer taraftan da Abbasilere bağımlı İhşidlilerin elinden Mısır’ı aldılar ve yönetim merkezlerini buraya taşıdılar. Mısır’da ve Kahire’de sanat değeri çok yüksek mimari eserler meydana getirdiler.
  • Mesela Ezher Üniversitesi ve Camii bu dönemde inşa edilmiştir. Bağdat’ı işgal etmek için Suriye üzerine seferler düzenlediler. Mekke ve Medine’nin içinde bulunduğu Hicaz bölgesine hâkim olup burada hutbeleri kendi adlarına okuttular.
  • Fatımilerin Abbasiler aleyhine gelişen bu tehlikeli ilerleyişi, yine Selçuklu Türklerinin devreye girmesiyle durdurulabildi. Haçlı seferleri sırasında Fatımiler zayıfladılar. Bizans’la anlaşmalar yaptılar.
  • Hükümeti ve askerî işleri artık vezirler yürütüyordu. Selahattin Eyyubi bu devletin hükümranlığına son verdi.

 

Abbasilerin Genel Özellikleri

  • Emevilerden daha uzun yaşamalarına rağmen, siyasal yönden Emeviler kadar güçlü olamadılar.
  • İspanya'nın Abbasilerden kopması ve merkezden bağımsız tavaif-i müluk devletlerinin kurulması bu duruma kanıt olarak gösterilebilir.
  • Fetih hareketlerinden daha çok kültür ve sanat faaliyetlerine önem vermişlerdir.
  • Emevilerin "Arap milliyetçiliği" politikasını terket-mişlerdir. Bu durum İslamiyet’in yayılmasını ve Abbasilerin diğer uluslarla kaynaşmasını sağlamıştır.
  • Devlet yönetiminde İranlılara, orduda Türklere görevler vermişlerdir. Bu durum Türklerin İslam dünyasında ön plana çıkmasına ve devlet kurumlarında İran anlayışının benimsenmesine ortam hazırlamıştır.Türklerin islamiyet'e girmelerini hızlandırmışlardır.

 

ABBASİLER DÖNEMİ İSYANLAR

 

Mukanna İsyanı:

  • Horasan’daki isyanların en tehlikelisi Mukanna (Peçeli) İsyanı’dır. Bu isyan, Abbasileri uzun süre uğraştırdıktan sonra ancak 789 yılında bastırılabildi. Adı Hâkim bin Haşim olan bu kişi, çirkinliğini gizlemek veya tanınmamak için yüzüne süslü bir peçe taktığından kendisine peçeli denmiştir.
  • Önce peygamberlik daha sonra da ilahlık iddiasında bulunan İranlı Mukanna, İslam dininin yayılmasını engellemek için Merv’de isyan başlattı. Abbasi ordusunun kuşatmasının uzun sürmesi üzerine kurtuluşunun mümkün olmadığını anlayınca ailesi ve taraftarlarıyla birlikte intihar etti.

Babek İsyanı:

  • Abbasiler Devri’nde ortaya çıkan isyanların en önemlisi ve en tehlikelisi; geniş bir alana yayılması, devamlılığı, teşkilatlanması ve bütünlük arz etmesi bakımından, Babek İsyanı’dır. Babek’in de Mukanna’nın fikirlerine benzer görüşleri vardı. O da ilahlık taslıyor, tenasühe inanıyor ve haramları helal kabul ediyordu.
  • Taraftarları arasında Kur’an okuyanlar bulunsa da onlar namaz kılmaz ve oruç tutmazlardı. Bu görüşleri benimseyenler aynı zamanda Hürremiler olarak da bilinir. 837 yılında Halife Mu’tasım, yirmi yıldır devleti meşgul eden bu isyanın üstesinden gelebilmek için Afşin, İnak et-Türkî ve Beşir et-Türki gibi Türk komutanları görevlendirdi.
  • Uzun mücadelelerden sonra Abbasi güçleri 838 yılında Babek’in bulunduğu Bazz kentine girmeyi başardı. Yapılan muharebede mağlup olan Babek, Afşin tarafından yakın adamlarıyla birlikte yakalanarak Bağdat’ta idam edildi.

Mazyar İsyanı:

  • Taberistan bölgesinde Mazyar adında bir Mecusi, 839 yılında isyan etti. Halife Mu’tasım, Horasan Valisi Abdullah bin Tahir’i isyanı bastırmakla görevlendirildi. Türk komutanlardan Afşin, Vali Abdullah’ın başarısız olmasını istiyordu. Çünkü Afşin, Horasan valiliğine talipti.
  • Mazyar’a bir mektup yazarak gizlice destek verdi. Ancak isyan bastırıldı. Mazyar idam edildi. Afşin ise ihanetle suçlanarak hapse atıldı ve orada öldü.

Zındıklar Hareketi:

  • Müslüman göründükleri hâlde eski dinleri Zerdüştlük’e veya Maniheistlik’e bağlı olan kişilere zındık, bunlardan oluşan topluluklara da Zenadıka denmiştir.
  • Hz. Ömer Dönemi’nde İran ele geçirildikten sonra çok sayıda İranlı, İslam dinine girmeye başladı. Ancak bunların bir bölümü görünürde Müslüman olmuştu. Zındık denilen bu kimseler, Emeviler Dönemi’nin sonlarında, özellikle de Abbasilerin ilk dönemlerinde asıl inançlarını yaymak için birtakım çabalar içine girdiler.
  • Bu çerçevede gerek Farsçadan  Arapçaya tercüme ettikleri eserlerle gerekse uygun buldukları ortamlarda şiir ve edebiyatı kullanmak suretiyle fikirlerini yaymaya çalıştılar.
  • Abbasi yöneticileri, zındıklara karşı başlangıçtan itibaren sert önlemler aldılar. Özellikle Halife el-Mehdi (775- 785) ile yerine geçen oğlu el-Hadi (785-786) dönemlerinde söz konusu kişi ve gruplara karşı etkin bir mücadele yürütüldü.

 

İLAÇ BİLGİ

İslamiyet, bilindiği kadarıyla Turkler arasında ilk defa Turkistan fatihi Kuteybe b. Muslim doneminde Maveraunnehir bölgesinde yayılmaya başladı.

İdil/Volga bölgesine Harezmli tacirlerin girmesiyle bölgede İslam yaklaşık, 900’lerde yayılmaya başladı. Bu süreçte Bulgar Hanı Şelkey’in oğlu Almış (Almuş) Han’ının Müslüman olmasıyla İtil Bulgarları devlet olarak İslâm dinini kabul etmişlerdir. Tarihi anlatımlara göre Almuş Han, 920 veya 921’de Abbasi Halifesi Muktedir Billah’a, İslâmiyet’i kabul ettiklerini bildirerek, kendisinden Müslüman âlimler ile mescit ve kale inşa etmek üzere mimarlar göndermesini talep etmiştir. Bu arada Almuş Han, ismini Emir Cafer b. Abdullah olarak değiştirmiştir. Böylece Türkler arasında İslâmiyet’i resmî din kabul eden ilk devlet, İdil (Volga) Bulgar Devleti’dir.


Yorumlar - Yorum Yaz
Köşe Yazıları
Anket
Atatürk hangi şehrin fahri hemşehrisidir?
TARİH VİDEOLARI